Sayfamızı Beğenin  

   
   
   

İnanç-İbadet İlişkisi

Kullanıcı Değerlemesi:  / 1
Kötüİyi 
Detaylar

İnanç-İbadet İlişkisi

Allah evreni ve içindeki sayısız varlıkları yoktan yarattı. İnsanı yaratılmışların en mükemmeli ve en şereflisi yaptı. İnsan için sayısız nimetler verdi. Peygamberler ve kitaplar göndererek de doğru yolu gösterdi. “Allah’ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz.” (Nahl suresi, 18. ayet) “O halde Rabb’inizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?” (Rahman suresi, 16. ayet) İnsanlardan gördüğü en ufak iyiliğe teşekkür eden insan, Allah’ın kendisine verdiği nimetlere ve güzelliklere duyarsız kalamaz. Allah’a karşı şükran duygusu içinde teşekkür etmek, onun emir ve yasaklarına uymak durumundadır. Nimeti inkâr etmek ve nimeti vereni unutmak nankörlük olur.

İnanmak ile ibadet etmek ayrıdır. İnanmak için ibadet etmek şart değilse de ibadetlerin geçerli olması için inanmak temel şarttır. İbadet etmeyen inancını kaybetmez ama çok büyük günah kazanır. İbadeti bıraktığı sürece imanın kuvveti azalır. İnancı güçlü bir insan sürekli ibadet etmek için çalışır.

İbadet yalnız Allah’a yapılır. İbadet ederek samimi niyet ve içtenlikle Allah’ın rızasını kazanmak amaçlanır. İbadet insanı Allah’a yaklaştırır. Cennetin anahtarı olan imanımızı korur ve kuvvetlendirir, ümitsizliğe ve bunalıma düştüğümüzde, duanın ve ibadetin gücü bizi rahata kavuşturur.
Gerçek mü’min ibadetini terk etmez. Allah’ın “Ey Muhammed! De ki: Duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin” (Furkan suresi, 77.ayet ) ayetini asla hatırından çıkarmaz.


Add comment


Security code
Refresh

   
   
Custom Search
   

Tüm hakları saklıdır. Site Adı Açıkca  belirtilerek , ve yazıya link verilerek  alıntı yapılabilir. Yazının izinsiz yada link verilmeksizin kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. Detaylı Bilgi için Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesine Bakınız.Telif Hakkı olan mataryel bildirliği an yayından kaldırılacaktır.

                                     Copyright © 2012 calisma-kitabi.com

 

 

© calisma-kitabi.com