Sayfamızı Beğenin  

   
   
   

11.sınıf felsefe ders notları tüm kitap özeti

Kullanıcı Değerlemesi:  / 1
Kötüİyi 
Detaylar

11.sınıf felsefe ders notları tüm kitap özeti

BİLGİ TÜRLERİ

A-Günlük Bilgi

-Duyulara dayanır

-Tecrübeye dayanır

-Sayısız tekrar vardır

-Deneme yanılma yolu ile elde edilir

-Sayısız tekrar vardır

-Rastlantıya dayanan bir neden sonuç ilişkisi vardır

-Suje bilmeyi duyular ile gerçekleştirir

Kırmızı kiraz tatlıdır

Hava kapanırsa yağmur yağar

Yeşil elma ekşidir

SUJE OBJE BİLGİ

Duyular-

Tecrübe

Deneme Yanılma

 

B-DİNİ BİLGİ

-Vahye dayanır

-Kesin ve değişmezdir

-İnanca dayalıdır

-Tartışılmaz

-Kabul etme vardır

oruç tutmak sevaptırvb

GÜNAH SEVAP YARGILARI VERİR

suje-------------obje

vahiy-inanç

sujeden bağımsız / sujenin inancı

 

C-BİLİMSEL BİLGİ

-Yöntemi deney gözlemdir

-Gerçeklik dünyasına ilişkindir

-Sistemlidir

-Eleştiricidir

-Kanun aşamasında kesindir

-Akıl yürütme ve mantık ilkelerine uygundur

Seçicidir: Sınırları belli bir varlık alanını konu edinir ve bu sınırlar dışına kesinlikle çıkmazNİÇİN?

Kuşkucudur: Yalnızca bilim dışı açıklamaları değil bilim çevrelerinin yaptığı açıklamalara bile kuşku ile yaklaşırNİÇİN?

Eleştiricidir: Özellikle de var olan bilimsel açıklamalara eleştirel bir tavırla yaklaşırNİÇİN?

Nesneldir: Herkes için tek ve değişmezdir Kişiye gruba veya başka ölçülere göre değişmezNİÇİN?

Evrenseldir: Nesnel olduğu içindir ki evrenin her yerinde aynı şekilde geçerlidir

Genelleyicidir: Tek tek olgulardan hareket eder ama genellemelere, genel yargılara ulaşır Sınıflama yapar Benzer olayları diğerlerinden ayırırNİÇİN?

3 BİLİM TÜRÜ VARDIR

a-Formel bilimler:

-Gerçek obje yoktur

-D-g ye dayanmaz,kabullere dayanır

-Mantık ve matematik

-Bütün bilgi türlerinin yöntemidirler

Mantık ilkeleri özdeşlik,çelişmezlik,3 halin olmazlığı,yeter sebeptir

b-Doğa Bilimleri-Fizik-kimya vb

c-Sosyal Bilimler-Psikoloji-sosyoloji-tarih

--ALGILAMA

--GÖZLEM

--DENEY-GÖZLEM

-hipotez

-teori

-kanun

 

BİLİMİN AMACI YASALARA ULAŞMAKTIRYÖNTEMİ DENEY VE GÖZLEMDİRDOLAYISIYLA DENEY VE GÖZLEME KONU OLAMAYAN OBJELER BİLİMİN KONUSU OLAMAZ

--KONULARINI SINIFLANDIRARAK ELE ALIR(PARÇALAR)NİÇİN?

--KESİN SONUÇLAR ELDE ETMEYE ÇALIŞIR

Su NŞA da 100 derecede kaynar

 

D-SANAT BİLGİSİ

-Özneldir

-sezgiler içerir

-yaratma vardır

-güzellik kaygısı içerir

 

‘sınıftaki Atatürk portresi güzeldir

SUJE OBJE BİLME BİLGİ

 

SEZGİ/BEĞENİ PORTRE ESTETİK KAYGI GÜZEL-ÇİRKİN

 

E-TEKNİK BİLGİ:

-Yaşamı kolaylaştırmaya yönelik

-Araçları nasıl kullanılacağı bilgisi

 

a-Bilimsel temelliuyun kaldırma kuvveti

gemi

b-Günlük bilgi temelli:Tahta suda batmaz 

 

1-bilgi türlerinin özelliklerini söyleyiniz

 

HER BİLGİ TÜRÜNDE SUJE OBJE İLİŞKİSİ FARKLI BİR ŞEKİLDE KURULURYANİ TEMELLENDİRMELER-YÖNTEMLER FARKLIDIRARALARINDAKİ EN ÖNEMLİ FARK BUDUR

 

FELSEFİ BİLGİ

 

ÖZELLİKLERİ: 

1-Sistemlidir 

2-Düzenlidir-Tutarlıdır

3-Ortaya konuşu öznel soru ve cevapları evrenseldir

4-Eleştiricidir

5-Mantık ve akıl yürütme ilkelerine uygundur

6-Yöntemi uslamadır

7-Filozofların düşünceleri yıkılamaz NİÇİN? 

8-yığındır NİÇİN?

9-sonuç yoktur NİÇİN?

10-doğru yanlış yoktur NİÇİN?

11-ilerleme yokturNİÇİN?

12-konuları bütün olarak inceler NİÇİN? 

 

 

FELSEFENİN KONULARI

1-Varlık(ontoloji):varlığın özü-ilkeleri

2-Bilgi(epistemoloji):Bilginin kaynağı-değeri

3-Sanat(estetik):Güzel-sanat-sanat eseri

4-Ahlak(etik):Ahlak yasası-kaynağı-eylemlerin amacı-ahlaki özgürlük

5-Din :Tanrının varlığı-evrenin yaradılışı

6-Siyasetevlet düzen-birey devlet-ideal düzen

7-Bilim:Bilim nedir?-bilimin değeri

8-Değer(aksiyoloji)Değer nesneye mi aittir yoksa değeri veren biz miyiz?

9)Dil-Anlam-Fizik vb

 

Bütün bu alanlar nasıl felsefenin konusu olur?

Felsefe bütün bu alanlarda bilim ve diğer bilgi türlerinin yapamadığını yaparUslama yolu ile temellendirmelerini yaparak bütün olarak ele alır ve sistemler kurar

 

FELSEFE-BİLİM

A-ORTAK YÖNLERİ

1-Mantık ve akıl yürütme ilkelerine uygundur

2-Eleştiricidir

3-sistemlidir

4-Düzenli ve tutarlıdır

5-Genel amaçları aynıdır(İNSANIN EVRENİ ANLAMA MERAKINI GİDERMEK)

B-FARKLI YÖNLERİ

1-Yöntemleri farklıdır(TEMEL FARK-TEMELLENDİRME FARKI)

uslama-d/g

2-Konuları ele alışları farklıdır

bütün-parçalayarak

3-Özel amaçları farklıdır

sistem yaratmak-doğruları bulmak(yasalar bulmak)

4-Sonuçları farklıdır(ilerleme)

Sonuç yoktur-kesin sonuçları vardır

 

‘Felsefe bütün bilimlerin anasıdır’ önermesi doğrumudur?

Varlık fel-varlık bil/fizik fel-fizik/bilim fel –bilim nasıl olur?

 

FELSEFE – DİN

A-ORTAK ÖZELLİKLERİ

1-İnsan yaş***** ilişkin sorular

2-Genel amaçları aynı

3-ilerleme yok

B-FARKLILIKLARI

1-Yöntemleri farklıdır

vahiy-uslama

2-Eleştirir

3-Doğru

4-Sonuç

Felsefe bilim din aynı amaca farklı yollardan ulaşan bilgi türleridir

Evreni anlama merakı

 

Uslama vahiy d-g

 

FELSEFE DİN BİLİM 

 

Din felsefesi nasıl olur?Niçin?

 

FELSEFE-SANAT

A-ORTAK YÖNLERİ

1-Yaratıcılık

2-Anlık coşkular içerir

3-Ortaya konuşu özneldir

4-eleştiri

B-FARKLILIKLARI

1-Yöntemleri

öznel estetik kaygı-uslama-

2-Sonuçları

sonuç yok-sistem

güzeli arayış

 

Felsefi bilginin özellikleri anlatımla verildikten sonra belirtilen özellikler tartışılacak ve sorular yöneltilecek

Felsefe-din-bilimin aynı amaca farklı yollardan ulaşmaya çalışan bilgi türleri olduğu vurgulanacakBirlikte hareket etmelerinin önemi örneklerle gösterilip,birbirlerini engellemelerinin sonuçları gösterilecekBasit düzeyde laiklik ilkesine ulaşılacak

 

 

 

FELSEFE VE METAFİZİK

A-METAFİZİK(Fizikötesi)Felsefenin ilk neden asıl varlık vb sorularını sorar

 

B-METAFİZİĞİN TEMEL PROBLEMLERİ

1-Ontolojik Problemler(Varlıkla ilgili problemler)

-İdealizm

-Materyalizm

2-Kozmolojik Problemler(Evrenin yaradılışı ile ilgili problemler)

-Mekanist Görüş:Tüm evren nedensellik ilkesi ile mekanik olarak oluşur

-Teleolojik Görüş:Tüm evren bir amaca yönelik olarak meydana gelmiştir

-Teolojik Görüş:Evren ve olaylar Tanrı’ya dayanır

3-Ruhun Varlığı İle İlgili Problemler

-Ruh nedir?-Ruh var mıdır?-Ruh Beden ilişkisi vb sorularla ilgilenir

 

BİLGİ FELSEFESİ(EPİSTEMOLOJİ)

BİLGİ FELSEFESİ İKİ ANA KONUYLA UĞRAŞIR

1-Bilme

2-Bilgi

BİLGİ FELSEFESİNİN 4 SORUNU VARDIR

1-Bilme Etkinliği

2-Bilginin Ortaya Çıkışı

3-Doğrulama –Yanlışlama

4-Bilginin Doğrulanması-yanlışlanması

BİLGİ FELSEFESİNİN TEMEL KAVRAMLARI

1-Suje-Obje

2-Doğruluk

3-Gerçeklik

4-Temellendirme

 

BİLGİ SUJE OBJE İLİŞKİSİNİN ÜRÜNÜDÜRSUJE ,İLİŞKİ,OBJEDEN HER HANGİ BİRİ OLMAZ İSE BİLME GERÇEKLEŞMEZ VE BİLGİ ORTAYA ÇIKMAZ

DOĞRU YANLIŞ BİLGİ YARGILARIDIRBİLGİ YOK İSE DOĞRU YA DA YANLIŞ DENEMEZ

BU DURUMDA DOĞRU VE YA YANLIŞ DEMEK İÇİN YANİ BİR ÖNERMENİN DOĞRULUK DEĞERİNİ SÖYLEYEBİLMEK İÇİN BİLGİ ,BİLGİNİN OLUŞMASI İÇİN BİLME,BİLMENİN ORTAYA ÇIKMASI İÇİN SUJENİN OBJE İLE İLİŞKİ KURMASI ZORUNLULUKTUR

 

SORU-‘Şu an ki Fransa kralı keldir’ önermesinin doğruluğunu epistemolojik açıdan değerlendiriniz

CEVAP-Şu an da Fransa da krallık yokturDolayısıyla ilişki kurulabilecek bir obje yokturbu yüzden bilme gerçekleşmez dolayısıyla doğru ya da yanlış denemez

 

-‘Uçan at diye bir şey yoktur’ önermesinin doğrulunu epistemolojik açıdan değerlendiriniz

-Sınıfın kapısı beyazdır önermesinin doğruluğunu epistemolojik açıdan değerlendiriniz

 

BİLGİ FELSEFESİNİN TEMEL SORULARI

A-Bilginin değeri ile ilgili sorular

B-Doğru bilginin ölçütü ile ilgili sorular

-Uygunluk

-Tutarlılık

-Apaçıklık

-Tümel Uzlaşım

-Yarar

C-Bilginin kaynağı ile ilgili sorular

-Doğru bilginin kaynağı nedir?

BİLGİ FELSEFESİNİN TEMEL PROBLEMİ

DOĞRU BİLGİ MÜMKÜN MÜ?

a-Doğru bilgi imkansızdır(Sofistler,Septikler)

b-Doğru bilgi mümkündürO HALDE KAYNAĞI NEDİR? 

-Rasyonalizm(Akılcılık)Doğru bilginin kaynağı akıldır

-Emprizm(Deneycilik)Doğru bilginin kaynağı deneydir

-Kritisizm(Eleştiricilik)Doğru bilginin kaynağı eleştiridir-akıl+deney

-Pozitivizm(Olguculuk)Doğru bilginin kaynağı olgulardır

-Mantıkçı Pozitivizm(Analitik Felsefe)

-Pragmatizm(Faydacılık)Doğru bilginin kaynağı faydadır

-Entüisyonizm(Sezgicilik)Doğru bilginin kaynağı sezgilerdir

-Fenomenoloji(Görüngübilim)Doğru bilginin kaynağı fenomenlerdir

DOĞRU BİLGİNİN İMKANSIZLIĞI

A-SOFİSTLER:

-Doğru bilginin olamayacağını savunurlar

-İnsan felsefesi yaparlar

-Tabulara karşı çıkarlar

-Bilgi duyu organları ile alınır

-Dolayısıyla kişiden kişiye değişir(RELETİVİZM-GÖRECELİLİK)

Protagoras:İnsan her şeyin ölçüsüdür

Gorgias:Hiç bir şey yoktur

Olsa bile bilinemezdi

Bilinseydi bile başkalarına aktarılamazdı

Sofistlere göre bilgi duyu organları ile alınırDuyu organları ile alınan bilginin herkes için aynı olması mutlak olamaz çünkü aynı sınıfta bir öğrenci üşürken diğeri sınıfa sıcak diyebilir bu yüzden duyularla alınan bilgi kişiden kişiye değişir(relativizm)Bu

Durumda herkes için geçerli doğru bilgi olması imkansızdırDoru bilgi olmadığına göre önemli olan Yararlı bilgiyi vermektir

Beş duyu organı ile alınan bilgi ancak tek duyu organı ile aktarılabiliyorKanaryayı nasıl anlatırız?

Sofistler niçin yararlı bilgiyi vermeye çalışır?

Sözcükler herkes için aynı şeyimi ifade eder?

Sofistlerde dağınık olan şüphecilik Septisizmle bir sisteme kavuşur

 

B-SEPTİSİZM(ŞÜPHECİLİK):

Şüpheyi sistem olarak ortaya koyan ilk filozof PyrrhondurAmaç şüphe etmektirFelsefi gerçeklerden ve ilkelerden şüphe vardırİnkar yoktur,çünkü inkar yargı vermek olur

Eski Şüphecilik

Savunucularıyrrhon,Timon

her yargının bir çelişiği vardırdolayısı ile yargı verilemez şüphe edilir

Akademi Şüpheciliği

Savunucuları:Arkesilaos,Karneades

Gerçek değil gerçeğe benzer şeyler vardır

Platon’un Akademiasının öğretmenleridir

17-18yy Şüpheciliği

Descartes,Hume

Şüphe bir yöntemdirAmaç değil araçtır

 

Septisizm ile sofist şüpheciliği farkı nedir?

 

DOĞRU BİLGİ MÜMKÜNDÜR(DOGMATİZM) Dogma: Din yada otoritelerce ileri sürülen bilgilerin kanıt aranmaksızın doğru bilgi sayılması

A-RASYONALİZM(AKILCILIK)

Doğru bilgi mümkündür ve kaynağı akıldırDoğru bilgi akla dayanır

1-SOKRATES:

-İnsan felsefesi yapar

-Tabulara karşı çıkar

-Bilgi doğuştan gelir

-Herkes için doğru tektir ve değişmez

-Yöntemleri ironi ve maiotiktir

-Amacı toplumların ötesinde ahlak yaratmaktır

 

--İnsan felsefesi yapar

--tabulara karşı çıkar

2-PLATON:

Sokrates’in ölümü

Geometri bilmeyen giremez--akademia

Görünümler İdealar

Değişir değişmez

Yansıma asıl

Kesin değil

Sofistleri onaylar

-Varlığın özü idealar dünyasındadır

-doğru bilgi varlığın özünün bilgisidir

-Doğru bilgi idealar dünyasındadır

-İdealar tümel kavramlardır

 

Binlerce çeşit ağaç var ama o güne kadar hiç görmediğimiz bir ağaç türününde ağaç olduğunu biliriz

-bilgi doğuştan

-öğrenme yok hatırlama var

-Platon’a göre insan özgür müdür?Niçin?

 

3-ARİSTOTELES

Varlığın özü tek tek varlıkların içindedir

-Doğru bilgi tek tek varlıkların içindedir

YÖNTEM=TÜMDENGELİM-KIYAS

 

Akıl:

Edilgin akıluyularla alır

Etkin akıl:Asıl kaynak –bunu işler

 

Edilgin akıl Etkin akıl

Duyularla alır 

Edilgin akıl verilerini işler tümel önermeler oluşturur 

 

Tümdengelim yapar tek tek doğrulara ulaşır 

 

Doğru bilgi tek teklerin bilgisidir-------(Öz)

Akıl duyularla gelen verileri oluşturma ve tümel kavramlara ulaşma yeteneğine sahiptir

 

 

 

 

 

 

4-FARABİ

-İslam felsefesinin kurucusudur

-Aristo mantığı ile İslam dinini birleştirmeye çalışmıştır

-Aristo ve platon sistemlerini birleştirmeye çalışmıştır

 

2 tür bilgi vardır

1-Duyusal bilgi

-Duyu organları ile alınır

-Tekil olanın bilgisidir

-Tekil olduğu için bilimsel değildir(tümel olmalı)

2-Akli bilgi-Tekil bilgileri biçimlendirir

-genel yargılara ulaşır

-Böylece tümdengelim yapmak için genel geçer bilgiye ulaşır

-tümdengelimle tek tek doğrulara ulaşır

-doğruyu bilen iyiyi bilir(İyiyi kötüden ayırır)

-iyiyi yapan varlığın özüne ulaşır(Tanrı)

-EN YÜCE ERDEM BİLGİDİR

 

 

5-DESCARTES:

Descartes şüpheciliği(ŞÜPHE DOĞRU BİLGİYE ULAŞMANIN ARACIDIR)

Doğuştan düş gücü ve duyular(tümdengelim ve sezgi)

Tanrı

Mat

‘DÜŞÜNÜYORUM O HALDE VARIM’

Doğru bilgiye ulaşmanın 4 basamaklı bir yolu vardır

Açık+Seçik=Apaçık

Dogmatik Rasyonalizm

 

1-Descartes şüpheciliğinin septisizmden farkı nedir?

2-Descartes şüpheciliğinin bilimsel yönteme etkisini açıklayınız

 

6-HEGEL

Tez varlık

Antitez yokluk

Sentez oluş

 

Düşünce gelişir

Madde gelişir

İlk tez varlık

 

AKIL YOLU İLE-SALT DÜŞÜNME İLE –DOĞRUYA ULAŞILIR

 

B)EMPRİZM(DENEYCİLİK)

-Doğru bilginin kaynağı deneydir

-Duyulara genel olarak güven duyulur

-Doğuştan gelen bilgi reddedilir

-Tümevarım yöntemine daha sıcak bakılır

 

JLOCKE

-Tabu larasa (boş levha):Zihin doğuştan boş bir levhadır

 

Tasarım

a-Yalın:

-Zihin pasiftir

-Bilgi için malzeme sağlar

-Duyumlar

b-Bileşik tasarım

-Zihin aktif

-Yalınları birleştirir

-Genel kavramlar oluşturur(Tümevarımla)

 

İç deney(Bileşik tasarımlar)-dış deney(Yalın tasarımlar)

 

EZBERLEMEK NE TÜR BİR TASARIMDIR?

 

DHUME

İZLENİMLERUYUMLAR-CANLI/GÜÇLÜ

FİKİRLEROLUK KOPYALAR

 

Nedensellik=zihinsel alışkanlık

 

A B 2 ayrı izlenimdir

Kuşkuculuğa varır

Nedensellik yerine olasılık

Descartes gibi şüphe doğru bilgiye ulaşmanın aracıdır

 

Hava kapanırsa yağmur yağar-Hume’a göre açıklayınız

 

SENSUALİZM(DUYUMCULUK)Bütün bilgilerin kaynağı duyumlardırKurucusu Condillactır

 

KRİTİSİZM:

KANT:

Hume dogmatik uykusundan uyandırdı

Nedensellik insan aklının doğuştan kavramıdırKesin ve zorunludur

‘Bilgi deneyle başlar ama deneyden çıkmaz’

 

Apasteriori(deneysel)Hammadde-emprizm

Apriori(Önsel)Zihin formları-biçimlendiren-rasyonalizm

 

Apriori;Formlar aynı-doğuştan bilgi 12 kategori varTümel kesin zorunlu bilgi içerir

Apasteriori;Duyulara dayanır-görünüşleri verirMutlak değildirÖzneler dışında gerçekler vardır

 

Saf Akıl;(Öz=numen Bilemez)Fenomeni bilir

Deney akıl bilgi

Saf akıl deneyle bilgileri alır---akılla işler ---doğru bilgiye ulaşır---ulaşılan bilgi fenomenin bilgisidir

Numenin bilgisini pratik akıl bilir

Akıl eylemleri düzenleyen yetidir

 

 

 

D)POZİTİVİZM(olguculuk)

Kurucusu AComte’tur

Olgu olayların genel adıdır

Doğru bilgiye olaylar incelenerek ulaşılır

Olaylar d-g ile incelenir

 

ACOMTE

-Bilimin amacı önceden görebilmedir

-Önceden görme=Bilim=Eylemde bulunma

-Sadece fenomenler bilinebilir

-Doğru bilginin yöntemi deney gözlemdir

-Toplumların değişmesi için kafaların değişmesi gerekir(sosyoloji)

 

3 EVRE

Teolojik evre:Olaylar tanrısal güçlerle açıklanır

Metafizik evre:Olaylar gizli güçlerle açıklanır

Pozitif Evre:Olaylar bilimle açıklanır

 

Pozitif felsefe matematikle oluşmaya başlar

FELSEFENİN YÖNTEMİ D-G OLMADIĞI İÇİN DOĞRU BİLGİYİ VEREMEZBU YÜZDEN FELSEFE BİLİMİN SONUÇLARINI SİSTEMLEŞTİRMELİ,OLGULARA YÖNELMELİDİRYÖNTEMİ DENEY OLMALIDIR

 

Pozitivizme göre- ‘evrenin amacı tekrar tanrıya yönelmektir’ Aristo- sözünü değerlendiriniz

Pozitivizm metafizik hakkında ne düşünür

E)ANALİTİK FELSEFE:

(Mantıkçı Pozitivizm-Neo Pozitivizm)

Wittgenstein,Schlick,carnap,Reichenbach

-Bilime dayanan bilgi doğru bilgidir

-Bilim tarih içinde gelişir

-Bilim eserlerle ifade edilir

-Eserler dil ile ifade edilir

-Eserleri incelemek için dili incelemek gerekir

-Doğru olup olmadığını anlamak için analiz gerekir

-Dil analizi:Önermelerin kuruluşu ve yapısını incelemektir

Felsefede 2 sorun vardır

a-Bulanık mantıksal çıkarımlar—Açık seçik olmalı

b-Sözcüklerin bir çok anlama gelmesi—Tek anlamlı sözcükler

Felsefenin görevi dil analizi yapmaktır

Bu durumda felsefe=mantık olur

İfade aracı sembolik mantıktır

Doğrulama-d/g

Anlamlılıkeney ve gözlemle sınanabilme

Niçin eserler incelenir?

Niçin dil incelenir?

Dilde karşılaşılan sorunlar nelerdir?

Felsefenin görevi nedir?

Niçin felsefe doğru bilgiyi veremez?

Niçin dil analizi gereklidir? 

Bilimler felsefenin anasıdır önermesi mp ye göre doğrumudur? Niçin?

Şu anda dışarıda kar yağıyor önermesi mp ye göre anlamlımıdır?Niçin?

Dilimizin sınırları dünyanın sınırlarıdırsözünden ne anlıyorsunuz

F)PRAGMATİZM:FAYDACILIK-YARARCILIK

WJAMES

-İnsanın temel amacı kendi varlığını korumak ve geliştirmektir

-Bu da ancak eylemle olur

-O halde düşünce eyleme bağlıdır

-O halde yarar sağlayan bilgi doğru bilgidir

Bunlar:Bilim,toplumsal gelişmeyi sağlayan doğrular(mesela din)

Bu anlamda pragmatizm bir yaşam ve eylem felsefesidir

 

JDE**Y

-Felsefeeğişen dünya ve düşünceye farklı açıdan yaklaşmadır

-Düşünce bir alettir(Aletçilik –Enstrumantalizm)

-Çevreye uyum—doğadan yararlanma—mutlu olmayı sağlayan alet

-Biyolojik,psikolojik açıdan düşünülür---eylem yapılır---Başarılı ise yarar sağlar---doğrudur

 

--Kişiye yararlı ve mutluluk veren düşünceler doğru bilgilerdir

 

ÖSS tercihlerinde pragmatik kaygılar sizi-ailenizi etkiliyor mu?

Pragmatizme göre niçin faydalı bilgi doğru bilgidir?

 

 

 

ENTÜİSYONİZM(SEZGİCİLİK)

 

 

 

Doğru bilginin kaynağı sezgidirBilgi insana bağlı değildirMutlak bilgi kendi başına vardır ve ona sezgi ile ulaşılabilir

GAZALİ

-

Şüphe ile başlar

-Ona göre duyu verileri güvensizdir

-Akıl yetersizdirÇok fazla felsefi sistem olması bunun kanıtıdır

-Doğru bilgiye inanç yolu ile ulaşılır

-Kesin bilgi ancak sezgi ile elde edilir

-Felsefe dine hizmet etmelidir

-Aklın yerini inanç,Felsefenin yerinin din alır(Farabi’ye karşı çıkış)

-Sezgiciliğin öncüsüdür

HBERGSON

İnsanda iki yeti vardır

a-Zeka

-Evrene hükmetmek için var tanımak için değil

-Madde alanında geçerli

-Bilim zekanın ürünüdür

b-İçgüdü

-Özünü verir

 

-Evren sürekli oluşum halindedir

-Olanı zeka ile özünü içgüdü ile anlarız

-Ama oluşu ne zeka ne de içgüdü bilemez 

-Oluşu zeka +içgüdü=sezgi ile biliriz

-Sezgi metafiziğide bilmemizi sağlar

-Sezgi ile ulaşılan bilgi Kesin biçimde dile getirilemez çünkü dil yetersizdir

-Doktorun muayene etmeden hastalığı anlaması gibi

 

 

6- Fenomenoloji (Görüngü bilim): Fenomonolojinin kurucusu olan E Husserl’e göre duyusal, deneysel olarak verilmiş olan her tek nesnenin bir özü bulunduğunu, bu özün ise yalnızca bilinçle, bir çeşit görüyle kavranabileceğini ileri sürer Fenomonolojinin temel ilkesi bu özlere gitmek, bu özlerin bilgisini elde edebilmektir

 

BİLİM FELSEFESİ

Bilim felsefesi bilimin felsefenin yöntemiyle incelenmesidirBilimin mantıksal yapısını,niteliğini ve işleyişini inceler

Bilimin yöntemi deney ve gözlemdirBu sebepten konularını inceleyebilmek için parçalamak zorundadırBundan dolayı bilim bilimi inceleyemez

Bilimsel Felsefe

Amacı felsefeyi metafizikten arındırmaktır

Felsefeyi bilimin alt dalı yapmaya çalışır

Bilimsel felsefe yapan akımlar POZİTİVİZM VE MANTIKÇI POZİTİVİZMDİR

 

Bilim felsefesi nedir?

Bilim felsefesi bilimsel felsefe farkı nedir?

Bilimsel felsefe yapan akımlar hangileridir?

 

BİLİME YAKLAŞIMLAR:

 

1)ÜRÜN OLARAK BİLİM:

Mantıkçı pozitivizmin bilim anlayışıdır

A)Savunucuları:Carnap,Schlik,Reichenbach,(Viyana Ekolü)

B)Bu görüşe göre;

1-Bilim bilim adamlarının ürünüdür-ürün ne demektir

2-Bilim bilim adamlarının eserleri ile ortaya konur

3-Bilimi öğrenmek için eserler(ürünler) tarihsel gelişim içinde incelenmelidir

4-İncelemenin tek yolu dilsel yapılarını incelemektir

5-Çünkü eserler dil ile ortaya konur

6-Her toplumun farklı dili vardır

7-Dilde karmaşıklık ve eşseslilik gibi problemler çıkabilir

8-Ortak bir dil olmalıdır

9-Ortak dil (ifade aracı)SEMBOLİK MANTIKTIR

10-Bilim adamının kişiliği,toplumu,inancı vb önemli değildir

11-Bilim birikimlerle ilerler

12-Doğrulama (Dolaylı-Doğrudan),Anlamlılık en önemli kavramlarıdır

 

Bilim adamının kişiliği toplumu vb niçin önemli değildir

Niçin bilim adamlarının eserleri incelenir

Niçin ortak dil olmalıdır

İfade aracı ne olmalıdır

Doğrulama nasıl yapılır

İstanbul 1453 yılında fethedildi anlamlımıdır

Sınıfa kar yağıyor önermesi anlamlımıdır

Bilim niçin birikimlerle ilerler

 

 

2)ETKİNLİK OLARAK BİLİM:

A)SAVUNUCULARI:TKuhn,Toulmin

B)Bu görüşe göre;

1-Bilim ;bilim adamlarının etkinliğidir etkinlik ne demektir-üründen farkı nedir

2-Bilim adamının kişilik,topluminançları önemlidir 

3-Bilim devrimlerle ilerler

4-Güçlü kuram yaşar güçsüz olan yok olur

5-En önemli kavramı PARADİGMADIR

 

 

BİLİM ÖNCESİ DÖNEM: 

OLAĞAN BİLİM DÖNEMİ:Bilim adamlarının paradigma ile dünyayı uyuşturmaya çalıştığı dönemdirGeçerli bir paradigma vardır 

Var olan paradigmanın sarsılması ile kargaşa,bunalım,kaos ortaya çıkarVarolan paradigma geçerliliğini kaybetmeye başlarBu dönemde henüz yeni paradigma yoktur

Yeni paradigmanın ortaya çıkması ile kargaşa dönemi sona ererYeni paradigma Devrimle eski paradigmayı ortadan kaldırırBöylece tekrar olağan bilim dönemi başlar

Bir paradigmadan diğerine geçişe paradigmal geçiş denir

PARADİGMAL GEÇİŞ PARDİGMANIN SARSILMASI İLE BAŞLAR DEVRİMLE SONA ERER

 

OLAĞAN BİLİM DÖNEMİ Geçerli bir paradigma var

 

 

DEVRİM

KARGAŞA-BUNALIM DÖNEMİ Geçerli paradigma sarsılıyor

 

 

YENİ PARADİGMA Yeni bir olağan bilim dönemi başlıyor

 

Bilim adamının kişiliği vb niçin önemlidir

Olağan bilim dönemi nedir

Bilim niçin devrimlerle ilerler

Bunalım nasıl ortaya çıkar

Bunalım nasıl sona erer

Paradigmanın sarsılması ile ne ortaya çıkar

Bilim nasıl ilerler

 

KLASİK GÖRÜŞ

1-Bilim yeryüzündeki nesneler hakkında araştırma yapma etkinliğidir

2-Bu nesneler insan bilincinden bağımsız olarak vardır

3-Bütün bilimler birbiri ile bağlantılıdır

4-Bilim birikimsel olarak ilerler

5-Bilimle bilinenler kesinleşir,bilinmeyenler bilinir olur

6-Bütün bilimler tek bilim dalına indirgenebilir

7-Amaç doğrulamadır

8-Yöntem tümevarımdır

9-Bilim adamının kişiliği önemsizdir

BİLİMİ NİTELEYEN ÖZELLİKLER

1-Bilim olgusaldır

2-Bilim mantıksaldır

3-Bilim genelleyicidir

4-Bilim nesneldir

5-Bilim eleştiricidir

BİLİMSEL YÖNTEMİN ÖZELLİKLERİ

1-BETİMLEME(TASVİR):Gözlem,deney olgunun oluşu saptanır

2-AÇIKLAMAeney,hipotez,teori,yasa olgunun oluş nedeni ortaya konur

 

BİLİMSEL AÇIKLAMA-ÖNDEYİ

Bilimsel açıklama olgunun oluş nedenini açıklamaktırÖndeyide ise bu açıklamalara dayanarak geleceği tahmin etme vardır(Meteoroloji)Öndeyinin amacı önceden görmek,doğayı kontrol etmek,yaşamı güvenli kılmaktırBilimsel açıklamalar ne kadar kesin olursa o kadar geçerli öndeyiler kurulabilir

KLASİK GÖRÜŞE YAPILAN ELEŞTİRİLER

1-Bilime çok değer vermesi

2-Bilim bir gün bütün soruları cevaplayacaktır anlayışı-daima yeni sorular olacaktır

3-Bütün bilimler tek bilime indirgenebilir anlayışı-her bilim dalının kendi konu alanı vardır

4-Bilim birikimsel olarak ilerler anlayışı-Kuhnevrimlerle ilerler

5-Bilim adamının kişilik inanç vb önemli değildir anlayışı-bilim adamı inançlar kişilik vb etkilenir

6-Amaç doğrulama anlayışı-Popper: Yanlışlama

 

BİLİMSEL BİLGİ VE DİĞER BİLGİ TÜRLERİ

Bilgi türleri arasındaki en büyük fark yöntemleridirBütün farkları doğuranda budurBilim dalları kendi konu alanlarına ilişkin yasalar bulmaya çalışır

Bunu deney yolu ile akıl yürütme ve mantık ilkelerine uygun olarak yapar,

Dolayısıyla eleştirici,tutarlı,evrensel ve nesneldirYönteminden dolayı konularını parçalarBu da bilim dallarını doğurur

 

 

DİN FELSEFESİ

Din felsefesi dini konu edinen, dinin insanın var oluşunun kaynağı insanin doğasının ve kaderinin kaynağı ve değerler ile ilgili sorunları ele alarak sorgulayan felsefe disiplinidir 

Din felsefesi yapmak, dinin temel iddiaları hakkında rasyonel (akılcı), objektif (nesnel), kapsamlı ve tutarlı bir biçimde düşünmek ve konuşmaktır 

Dini ele alan tek disiplin din felsefesi değildir Teoloji (tanrıbilim, ilahiyat) de aynen din felsefesi gibi dini ve tanrıyı konu alır Ama bunu yaparken belirli bir dinin kutsal kitabına peygamberlerine ve din alimlerinin görüşlerine sadık kalır Teolojinin en önemli amacı belirli bir dini temellendirmek, açıklamak ve o dinin inananlarının inançlarını güçlendirmeye çalışmaktır Bun dan dolayı her dinin teolojisi olabilir, Hıristiyanlık Teolojisi, Musevilik Teolojisi, İslam Teolojisi 

Din felsefesinin temel kavramları tanrı, vahiy, iman, peygamber, ibadet, yücelik, kutsal, ahret, mucize vb 

Din Felsefesinin Temel Sorunları:

a-) Tanrının Varlığı Sorunu: Tanrı var mıdır? Onun varlığını gösteren kanıtlar gösterilebilir mi?

b-) Evren Yaratılmış Bir Varlık mıdır? Yoksa Yaratılmamış (Ezeli ve Ebedi) Bir Varlık mıdır?

c-) Vahyin İmkanı Sorunu: Tanrı vahiyle insana bir takım bilgiler verebilir mi? 

d-) Ruhun ölümsüzlüğü sorunu: **üm bir son mudur? **ümden sonra bir hayat var mıdır? Sorularına cevap aranır

TANRININ VARLIĞINA İLİŞKİN FARKLI YAKLAŞIMLAR

1- Tanrının Varlığını Kabul Edenler: 

a- Teizm: Bütün varlıkların yaratıcısı olan bir tanrının var olduğuna inanmaktır Bu yaklaşıma göre tanrı dünya ve insanlar ile sürekli ilişki içerisindedir Teizm dar anlamda tek bir tanrıya inanmak anl***** gelen monoteizme eşitlenir

Not: Monoteizm tek bir tanrıya inanmak, Politeizm ise birden fazla tanrıya inanma anlayışıdır 

Teist düşünürler tanrının var oluşunu akıl yoluyla açıklamak ve temellendirmek için bazı kanıtlar geliştirmişlerdir Bu kanıtların başlıcaları:

1- Ontoloji Kanıt: Bu kanıtın temelinde tanrı “kendisinden daha mükemmeli tasarlanamayan” varlıktır, düşüncesi vardır Bu kanıt tanrının var oluşunun en yüksek varlık olarak tanrı tanımından zorunlu olarak çıktığını kabul eder 

2- Kozmolojik Kanıt: Kozmolojik kanıt evrenin varlığından tanrının varlığına gitmeye çalışan kanıttır Bu kanıtın temelinde nedensellik ilkesi yatar Kendisinin nedeni olmayan varlık tanrıdır Nedenler zincirini başlatan varlıktır 

3- Düzen ve Amaç Kanıtı:Bu kanıt doğal dünyaya baktığımızda her şeyin kendi işlevini yerine getirecek şekilde en ince ayrıntısına kadar düzenlenmiş ve ayarlanmış olduğunu göreceğimizi belirtir Buda düzenleyen tanrının varlığının kanıtıdır 

b- Deizm: Deizm iki temel ilkeye dayanır Tanrı vardır, ama bu evrene hiçbir müdahalesi olmayan bir varlıktır İnsan akla ve bilme güvenmelidir Evreni akıl ve bilimin ilkelerine göre açıklayabilir Aristotales, J Lock, Nefton, JJ Russo, Voltaire temsilcileridir 

c- Panteizm: Tanrı everen ikiliğini ret eder, tanırının her şeyi içerdiğini dolayısıyla doğanın ve insanın bağımsız varlıklar olmadığını öne süren bir yaklaşımdır Tanrı ve evren bir bütündür Spinoza, G Bruno temsilcileridir 

2- Tanrının Varlığını Ret Edenler:

Ateizm: Tanrının varlığını ret edenlerin görüşleri ateizm kavramı ile açıklanır Ateistler tanrının varlığını ret ederken şu kanıtları kullanırlar 

1- Kötülük Kanıtı: Tanrı olsaydı kötülük olmazdı Evrende bir kötülük mevcutsa tanrının varlığından söz edilemez

2- Madde Kanıtı: Madde olduğuna göre maddi olmayan bir tanrını varlığından söz edilemez 

3- Toplum Kanıtı: Hayata düzen veren tanrı değil toplumun kendisidir şeklindeki düşünceyi kabul ederek tanrıyı ret eden anlayıştır 

3- Tanrının Varlığını Veya Yokluğunu Bilemeyeceğimizi Öne Sürenler:

Agnostisizm(Bilinemezcilik): Bizim tanrıya ilişkin bir bilgiye sahip olamayacağımızı, dolayısıyla var olduğunun da var olmadığının da kanıtlanamayacağını savunan öğretinin adıdır (Sofistler) 

 

EĞİTİMİN FELSEFİ TEMELLERİ

 

Genel anlamı ile felsefe, inanç ve değer sistemlerinin oluşmasını sağlayarak, bireylerin hayatları süresince aldığı tüm kararları ve yaptıkları tercihleri belirlerİnsanlar felsefe aracılığıyla kendilerini çevreleyen dünyayı ve neyin kendileri için önemli olduğunu anlamaya çalışırlar

Felsefe, eğitim üzerinde de önemli etkileri olan uğraş alanlarından biridirBu bölümde felsefenin niteliği ve eğitim ile felsefe arasındaki ilişkiler üzerinde durulmaktadır

 

FELSEFE NEDİR?

Grekçe philosophia teriminden kaynaklanan felsefe, iki sözcüğün birleşmesinden oluşmuşturPhillia sevgi; sophia bilgi, bilgelik anlamındadır

 

MÖ VI yüzyıla gelinceye kadar Yunanlılar da zamanın diğer toplumları gibi, doğa ve insanların aynı güçler tarafından yönetildiğine inanıyor, toplum ve doğal olayların açıklanmasını ise Tanrıların iradesine bağlayarak mitolojik bir şekilde yapıyorlardıMÖ VI ve V yüzyıldan itibaren evreni hangi güçlerin yönettiği değil, olayların nasıl cereyan ettiği üzerinde düşünülmeye başlanınca mitolojiden felsefeye geçişin de temelleri atılmış olduFelsefenin doğuşuyla birlikte, doğa, Tanrıların iradesine bağlı olmaktan çıkmakta, doğa ve toplum olayları farklı dünyalar olarak değil, tek bir dünya olarak ele alınmaya başlanmaktadır

 

Felsefeyi tanımlamak istediğimizde, her felsefi görüşün, bağlı olduğu değerler ve inanç sistemlerine göre felsefeyi tanımlayışının farklı olduğunu gördükKant’ın tanımı genel bir anlayış ve sınırlı bir tanımdır, ve derki : “felsefe kendisini akla dayanan nedenlerle meşru kılmak veya haklı çıkarmak iddiasında bir zihinsel etkinlik biçimidir” Burada akla dayanan nedenlerden, insanın her türlü deneyimi, gözlemini, bunlara dayanan her türlü akıl yürütmesini ve sezgisini içine alan geniş bir nedenler grubunu anlamak gerekirHaklı çıkarmak veya meşrulaştırmak iddiasında ise herhangi bir önermeyi, bu önermeyi ileri sürmeyi mümkün kılan kanıtı temel veya gerekçelerle ortaya koymayı anlamak gerekir

 

Farklı düşünürlerin ortak tanımı felsefenin bilgi sağlayan bir faaliyet olmasıdır şeklindedir

 

Bazı düşünürlere göre ise, felsefenin tanımı yapılamaz; çünkü o üst bir dildirNasıl tanımlanırsa tanımlansın,felsefe mitos, din ve şiirden doğduZamanla içinde taşıdığı bu öğelerden arındı; bilimsel ve özgür düşünmenin temellerini atarak gelişti ve gerçeği bütünüyle açıklamaya çalıştı

 

Sonuçta, genel olarak felsefeyi, gerçeği tümüyle ele alıp inceleyen ve bunun sonucunda ulaşılan bilgileri yorumlayan ve sistemleştiren bir uğraş alanı olarak tanımlayabiliriz

 

İlk zamanlarda tüm bilimleri kapsayan felsefeden zamanla matematik, fizik, antropoloji, biyoloji, kimya, sosyoloji, psikoloji vb ayrıldıÇağımızda bazı düşünürler, felsefenin konusunun yalnız dil ve mantık olduğunu ileri sürüp savunmaktadırlarBöyle olmakla birlikte felsefe ve bilim birbirinden tümüyle kopuk değildirtersine çok sıkı bir ilişki içindedirlerHer bilimsel gelişme buluş, icat, geçerli ve güvenilir bilgi felsefeyi etkiler ve değiştirirFelsefenin ufuklarını açarYeni felsefelerin doğmasına neden olurArtık her bilimin felsefesi olmaya başlamıştırBilim felsefesi denen alan büyük bir önem kazanmaya başlamıştır

 

Bilim gerçeği parçalara ayırarak incelerÖrneğin fizik maddenin hareketini, enerjiyi, kimya maddenin yapısını, biyoloji canlılar dünyasını,sosyoloji toplum, kurum ve kişiler arasındaki ilişkileri, psikoloji insan davranışlarını, eğitim istendik davranışları ele alırOysa felsefe gerçeği bir bütün olarak ele alıp inceler

Aynı zamanda hem felsefe hem de bilim bir süreçtirBu sürecin sonunda her ikisi de bilgi elde ederler

Hem bilimde, hem de felsefede doğruya, elde edilen ve kullanılan bilgiye sürekli eleştirisel bir gözle bakılırSürekli her yanıttan şüphe ederlerŞüphe soru sormayı gerektirirBöylece hem felsefe hem de bilimde sorular önemli bir hal alır

Bütün bunların yanında, bilimsel önermelerin evrende bir karşılıkları vardırKanıtlanan türdendirlerOysa felsefi önermeler genellikle analitik ve bazen de metafiziktiryani kanıtlanacak türden değildir

Son olarak felsefe ve bilim zihinsel süreçleri kullanırlarBunlar anoloji,tümden gelim,tümevarım, diyalektik, aksiyometik olarak örneklenebilir

 

Anoloji: örnek alarak mantık yürütmedir

 

Tümdengelim:bilinen genel bir kuraldan özel durumlara ilişkin sonuçlar çıkartılır;bu yöntem en çok matematikte kullanılır

 

Tümevarım:farklı nesnelerin gözleminden elde edilen verilere dayanarak genel bir kural oluşturulurUçan şeylerin kanatları olduğu gözlenir ve uçmak için kanat gereklidir denilir

 

Diyalektik:biri olumlu biri olumsuz iki kavramın çatışmasından olumlu bir kavramın elde edilmesi sürecidirTez-antitez-sentez üçlemesiyle de ifade edilir

 

Aksiyometik:klasik mantık ve matematikte, kanıtlamaya gerek duymaksızın doğru olduğu kabul edilen önermelerle oluşan zihinsel süreçlerdir

 

FELSEFENİN ALANLARI

Felsefenin de diğer disiplinler gibi incelediği konuları, soruları sınıflandırdığı alanları vardırBunlardan ilki varlık (ontoloji) sorunudur

 

Ontoloji (varlık sorunu)

Var olanla ,var olacak olanları inceleyen felsefenin disiplin alanlarından biridirSorularının en önemlisi Arkhe nedir? SorusudurYani tüm var olanların başlangıcı, ilk tözü nedir? Sorusuna yanıt aramaktadırÖrneğin Thales “su”, Heraklitos “ateş”, Pythagaros “sayı”, Anaximenes “soluk” , Anaximandros “sınırı olmayan “, Demokritos “atom”, eflatun “idea”,Aristoteles “yetkin varlık”,Descartes “Tanrı”,Hobbes “madde”, Spinoza “Tanrı ya da doğa”,Leibniz “monat”, Hegel “geist”, Marx “madde,maddedeki değişme ve çelişki”,De**y “değişme”, Satre “insan” olarak yanıtlar

Ayrıca ontolojide sorulan diğer sorulara örnek olarak gerçek,insan,ruh,varlık nedir?var mıdır,yok mudur?Evren akıllıca bir düzen içinde midir?Olaylar düzen içinde mi meydana geliyor yoksa rastlantısal mı? Şeklinde verilebilir

Bu sorulara verilen cevaplar önemlidirÇünkü bu yanıtlar insan anlayışını da etkilemektedirİnsana bakış açısı eğitimde çok önemlidir;çünkü ona göre hedefler belirleyip eğitim sistemini kurarsınız

Eğer insanı Tanrısal bir varlık olarak ele alırsanız, eğitim insanı Tanrıya ulaştırma süreci; doğal ve toplumsal bir varlık olarak düşünürseniz, bu kez doğa ve topluma uyum sağlama süreci; sürekli değişen ve gelişen bir varlık olarak düşünürseniz, eğitim değişmeyi ve gelişmeyi denetleme süreci; insanı diyalektik bir varlık olarak düşünürseniz, eğitim üretimde bulunma süreci şeklinde tanımlanabilirEğitimi nasıl tanımlarsanız sistemi de ona göre kurarsınızHer tanım bir temele dayanır;bundan kaçınılmaz

 

 

 

 

Epistemoloji(bilgi sorunu) :

 

Bilgi sorunuyla ilgilenen bir felsefi disiplin olup, bilginin ne olduğu, kaynağı, doğru, yanlış, bilinemez, mutlak ya da göreceli oluşu, türlerinin neler olduğu gibi sorulara cevaplar aramaktadır

Bilgi ile doğrudan ilişkili bir diğer kavram da “bilme”dirEpistemoloji bilme olayının nasıl gerçekleştiği ile de ilgilenirBilme, özne ile nesne arasında bir bağ kurma olarak tanımlanabilirBu etkinlik sonucu ortaya bilgi konurVe sorular genişletilebilinir: gerçek bilinebilir mi?Bilginin niteliği nedir?Mutlak (yüzde yüz kesin) bilgi var mıdır? Vb

İşte bu sorulara verilen yanıtlar eğitim sistemini etkiler; hedefler içerik, eğitim ve sınama durumları ona göre düzenlenirSözgelişi eğer “bilgi doğuştandır ve yüzde yüz doğrudur “ denildiğinde; ya da “sonradan öğrenilir ama yine mutlaktır” savı ileri sürüldüğünde,”hayır bilgi görecelidir,sürekli değişir, yüzde yüz doğru bilgilerimiz yoktur” Şeklinde bir görüş savunulduğunda öğrenciye kazandırılacak hedef davranışlar, içerik, eğitim ve sınama durumları bu yanıtlara göre planlanıp işe koşulurEğer bilgi doğuştan ve yüzde yüz doğrudur denildiğinde, eğitim sisteminde akıl ön plana çıkarÖğretmen ders anlatmaz, bilgi aktarmazYaptığı etkinliklerle öğrencinin kafasında doğuştan var olan bilgileri ortaya çıkarmaya,ona buldurmaya çalışırBilgi sonradan kazanılır savı temele alınırsa, bu kez öğretmen dersi anlatır, öğrenci dinler; çünkü onun kafası boşturöğretmenin dediklerini ezberler ve aynen söyler

 

Aksiyoloji ( değerler sorunu)

 

Bu alan etik ve estetik konularını içerirİnsanın yapıp etmelerini inceler; bu tür davranışların dayandığı ilkeleri ve değerleri araştırırbu disiplin ahlaklı, ahlaksız, iyi, kötü, saygılı, özgürlük, tutsaklık, erdem, erdemsizlik, mutsuzluk, güzellik, çirkinlik, vicdanlılık vb nedir?Var mıdır, yok mudur?Varsa neden var, nasıl kaynaklanır?Bular değerlendirilirken bir ölçüt kullanılabilinir mi? Sorularını yanıtlamaya çalışır

Bu sorulara verilen yanıtlar da eğitim sistemini etkiler ve değiştirirEğer bu değerler var ve evrenseldir derseniz, bunları öğrencilere kazandırmaya çalışır ve hiç ödün vermezsinizBu değerler var fakat evrensel değildir, zamanla değişir derseniz, hoşgörülü olur, eğitim ortamında esnek davranırsınız

 

Mantık

 

Akıl nedir? Aklın kuralları var mıdır?Varsa nelerdir?Evrensel ve genel geçerli midir?Akıl yürütme yolları var mıdır? Vb soruları inceleyen felsefenin disiplin alanlarından biridir

Eğer aklın kuralları doğuştandır derseniz,öğretmen öğrencinin aklını kullanmasını sağlayacak hedef ve davranışları, sınıf ort***** getirir ve dersi ona göre işleryoktur derseniz bu kez sorunu çözmesi istenireğitim ortamında öğretmen yalnız danışılan, yol gösteren kişi görevini yüklnir

FELSEFE VE EĞİTİMİN İLİŞKİSİ

 

Eğitim felsefesinin konusu eğitim dediğimiz süreçtirAmaç eğitimin dayandığı ilke ve kavramları aydınlatmak, amaç ve araçları irdelemek, temel sorunları tartışmaktırKısaca eğitim felsefesi, eğitim sorununa felsefi bir açıdan bakmaktır

Eğitimle felsefe arasındaki ilişkiler şu maddeler altında toplanabilir:

 

1-Eğitim sistemi kurulurken öncelik hedeflere verilmelidirHedef davranışlar hangi ölçütlere dayandırılırsa, istendik olacağı konusunda bir karara varmada felsefe ölçüt alınmalıdırBu düşünülmezse sistem kendi içinde çelişkiye düşebilir

 

2-Hedef davranışlar, içerik, eğitim ve sınama durumları temele alınan felsefenin ölçütlerine uyuyorsa, iç tutarlılık vardırYoksa çelişkiler bulunacaktır

 

3-Eğitimin nesnesi insandırİnsan aynı zamanda felsefenin de konusudurİnsana bakış açısı eğitim sisteminin tüm öğelerini etkileyebilir

 

4-Her ekonomik, toplumsal ve politik sistem en azından bir felsefeye dayanırörneğin kapitalist sistem genellikle idealist ve pragmatik, kominist sistem ise materyalist felsefenin ölçülerine göre kurulmuşturEğitim, ekonomik, politik, ve toplumsal sistemlerin bir alt sistemidirBu bağlamda eğitimdeki felsefe, ekonomik, politik ve toplumsal sistemlerin felsefesiyle aynı olmalıdır; çünkü eğitim, politik, ekonomik, toplumsal sistemlerin istediği insanları yetiştirmek üzere işe koşulmuşturBu yapılmazsa hedefler gerçekleşmeye bilir

 

5-Felsefe bir açıdan insanın yaşama bakış açısını belirlerİnsanoğlu bu nedenden dolayı felsefeden kaçamaz

 

6-Eğitim disiplinler arası bir bilimdirBu bağlamda her bilim dalının ve konu alanının ve eğitimle doğrudan ilişkili olan psikoloji, ekonomi, hukuk, sosyoloji, antropoloji, biyoloji, genetik vb disiplinlerin bilgi ve yöntemleri arasındaki bütünlüğün sağlanması gereklidirBunu ancak felsefe yapabilir

 

7-Eğitim sistemini denetlemede felsefeden yararlanılmalıdırSözgelişi eğer temele idealist felsefe alınmışsa, sistem elit insan yetiştirmelidirEğer pragmatik felsefe kullanılıyorsa her insan yetenek ve ilgisine göre eğitilmelidir

 

8-Felsefenin eğitime katkısı olduğu gibi, eğitimin de felsefeye katkısı vardırEğitim yoluyla insanlara bilimsel, sanatsal, felsefi alanlarda istendik davranışlar kazandırabilirBunlar hem insanın kendi felsefesini, hem de toplumsal felsefeleri geliştirmede katkıda bulunabilirEğitim yeni felsefelerin doğmasına neden olabilir

 

9-Eğitim sisteminin işlemler bölümünün şimdilik en etkili öğelerinden biri de öğretmen, yönetici ve hizmetlilerdirKurulan eğitim sisteminin dayandığı felsefeye inanan, onu bilen uygulayan ve savunan öğretmen,yönetici ve hizmetli yetiştirip görevlendirmek, sistemin etkili ve verimli işlemesi için kaçınılmazdırYani sistemin savunduğu felsefeyle öğretmen, yönetici ve hizmetlilerin felsefeleri birbirlerine ters düşmemelidirEğer ters düşerse sistem entropiye kayar ve bozulur 

 

10-Felsefe zaman zaman eğitim kurumlarından dışlanmaya çalışılmaktadıroysa, bilinmesi gerekir ki; felsefeyi dışlamaya çalışmak da aslında bir tür (!) felsefedir

Felsefenin eğitim üzerindeki bu etkilerini yakından tanıyan ve değerlendirebilen bir öğretmenin,daha başarılı olacağı da açıktırBu amaca hizmet etmek üzere aşağıda üç önemli felsefi akımın eğitim programları üzerindeki etkilerinden bahsedilmiştir

 

 

 

 

 

 

 

 

İdealizm

 

İdealizm, evreni açıklamada temele ruh, ahlak, zihin ve düşünce gibi kavramları alan bir felsefedirGerçek ve değerler mutlak, zamanla değişmeyen ve evrensel olarak düşünülür ve insan zihninde idea denilen bu gerçekliklerin doğuştan geldiği varsayılırİnsanın temel görevi, aklını kullanarak bu idealara ulaşmaktırİdealar aynı zamanda mükemmel bir düzen içerisinde bulunan evreni yaratan Tanrı’yı da simgelemektedir

 

İdealistler bilme eylemini, insanın aklında doğuştan var olan gizil fikirleri –ideaları- yeniden düşünme olarak anlarlarBuna göre her bir öğretmenin temel görevi, öğrencilerindeki bu gizil bilgileri bilinç düzeyine çıkarmaktır

 

İdealist eğitimde merkezde konular,dersler,evrensel doğrular ve bunları aktaracak öğretmen vardırBu nedenle idealistler, konu alanı veya bilgi merkezli eğitim programı geliştirme yaklaşımlarını benimsemiştir

 

Konu alanı merkezli program yaklaşımlarının ortak özellikleri arasında; evrensel doğruları yansıtan bilgi ve içeriği programın ayrılmaz parçaları olarak kabul etme, içeriği ders kitaplarının içeriği ile sınırlama, öğretmenlerin her birinin bir konu alanının uzmanı olması gibi özellikler sayılabilirAncak bu tür programlar, içeriği birbirinden kesin olarak ayrılmış konu alanlarına göre düzenlenmesi ile, bilginin gerçek hayattan kopmasına neden olması ve öğrenci ilgi ve ihtiyaçlarını göz ardı etmesiyle de eleştirilmişlerdir

 

Konu alanını örgütleyişlerine göre kendi içinde de çeşitleri olan bu yaklaşımlarda genellikle düz anlatım, soru-cevap, ezberleme gibi öğretim yöntem ve teknikleri kullanılırDeğerlendirmede ise, öğrencilerin başarısını birbirleriyle kıyaslayan norm dayanaklı değerlendirme tercih edilmektedirDeğerlendirme konuları, öğrencilerin genel zihin yeteneklerini kullanmalarını gerektiren konular arasından seçilmektedirBunun için dönem ya da yıl sonunda düzey belirleme sınavları yapılmaktadır

 

Realizm

Realizm evreni, madde ve somut olarak var olanlarla açıklayan bir felsefi akımdırİnsanlar, akıl ve muhakeme güçleriyle dünyayı bilirlerVar olan her şey, doğadan gelir ve doğanın kanunlarınca idare edilirİnsan davranışları bu doğa kanunlarına uygunluğu ölçüsünde akılcıdır(Ornstein & Hunkins,1988:29-30)Realizmde, maddeden gelen gerçeklik, değişmez ve mutlak kabul edildiği için, insanların bu mutlak doğrulara ulaşmasında aklını kullanması gerektiğine inanılırBu sayede insanlar, yaşadıkları toplumun bilgi birikimini de edinirlerZaten realistlere göre eğitimin amacı, toplumun kültürel birikimini genç nesillere aktararak, onların akıllarını kullanma yollarını geliştirmek ve bu sayede insanları mutlak doğrulara ulaştırarak onları mutlu etmektir

Realist eğitimciler insan aklını merkeze aldıklarından,konu alanının sistematik olarak disiplinlere ayrılarak organize edilmesinin düşünmeyi kolaylaştırdığını kabul ederlerBu nedenle, tıpkı idealizmde olduğu gibi realizmde de konu alanını merkeze alan eğitim programları benimsenirAradaki en önemli fark, realist programlarda konuların mantıklı bir düzen içerisinde sınıflanarak, örgütlenmiş disiplinlerle ifade edilmesidirGünümüzdeki okul programlarının matematik, fizik, biyoloji gibi disiplinler ve bunların kendi içinde alt disiplinlere ayrılarak düzenlenmesinin temelinde realist filozofların bu görüşleri yer almaktadırAyrıca öğretilecek konu alanının özelliklerine göre öğretim yöntemlerinin değişmesi gerektiği fikri de realistlere aittir

 

Kısaca realistlerin eğitim görüşlerinin temelinde disiplinler ve kültürel birikimi aktaran öğretmenlerin var olduğu söylenebilirRealist eğitim anlayışında kullanılan yöntem ve teknikler ile değerlendirme teknikleri idealist görüşlerle benzerlik göstermektedirAncak realist eğitimciler, bu yöntemlere ek olarak, öğrencinin bizzat kendisinin yaptığı deney, gözlem gibi yollarla yeni bilgiyi edinmesini de önemserler

 

 

Pragmatizm

 

Deneycilik de denilen pragmatik felsefe, gerçeğin değişken ve göreceli olduğu görüşüne dayanırGerçeğin bu yapısı nedeniyle mutlak ya da evrensel doğru da bulunmazGerçeği olgu, yaşantı veya davranışlarla ilişkisini kanıtlayarak aramak gerekirPragmatizme göre değişmeyen tek şey, doğanın kanunlarıdır; bu kanunlar önünde herkes eşit olduğu için, yönetimde de tüm insanların katılımı esas alınırBuradan hareketle pragmatistler, demokratik bir toplum düzenini savunurlarMutlak doğrunun var olmamasıyla beraber, diğerlerine göre doğruluk değeri daha fazla olan gerçeklikler de vardırBilimsel yöntem, bize bu tür doğrular sunduğu için, özellikle çağdaş pragmatistler tarafından çok önemsenir

Konu alanı, disiplinler ve düşünceleri vurgulayan idealist ve realistlere karşılık, pragmatistler bilgiyi sürekli değişim içinde olan bir süreç olarak kabul ederlerÖğrenme ise problem çözme esnasında gerçekleşirBilme eylemi pragmatizme göre, öğrenen ve çevre arasındaki etkileşim sonucunda gerçekleştiğinden, öğrenenin aktif katılımını gerektirirBu etkileşimin temelinde ise değişme kavramı bulunmaktadırHem öğrenen hem de çevre sürekli etkileşim içerisindedir

Pragmatist eğitimcilere göre, öğrencilere öncelikle nasıl eleştirel düşünebileceklerini öğretmek gerekmektedirAyrıca sürekli değişen dünyanın problemleri de değişeceğinden, problem çözme becerilerini geliştirmek de önemlidirBir durumun problem olarak algılanması ise eleştirel bir bakış açısına sahip olmakla ilişkilidirTüm bunlar, konu alanlarını vurgulayarak değil, öğretim yöntemlerini vurgulayarak mümkün olabilirÇünkü aslolan değişimle baş etme yöntemlerini ve bilimsel araştırmayı bilmektirBu nedenle pragmatist felsefenin gelişimi, bilimsel gelişmelerle paralel gitmiştir

 

Pragmatist görüşleri eğitim alanına uygulayan en ünlü filozof, John De**y’dirDe**y, eğitimi insanı geliştirmeye yarayan bir süreç olarak, okulu ise toplum hayatının küçük bir örneği olarak görürOna göre ideal bir eğitim programı, öğrencilerin yaşantı ve ilgilerine dayalıdırAyrıca pragmatist programların önemli bir farkı, derslerin birden fazla disiplini içerecek şekilde disiplinler arası örgütlenmesidir

 

Pragmatik felsefede, merkeze öğrenenin ilgi ve ihtiyaçları alınarak, öğretim yöntem ve süreçleri vurgulanmaktadırBu özelliğiyle pragmatik eğitim programlarında öğrenen merkezli program geliştirme yaklaşımları benimsenmektedirBu yaklaşımların ortak özellikleri arasında, okul içerisinde düzenlenen tüm öğrenme etkinliklerinin öğrenci ilgi ve ihtiyaçlarına dayandırılması, öğrenme yaşantılarının görüşlerin özgürce paylaşıldığı demokratik bir sınıf ortamında oluşturulması, öğrencinin her türlü etkinliğe aktif olarak katılımının ve bireysel gelişiminin amaç edinilmesi sayılabilir

 

Pragmatik eğitim programlarında hedefler esnek olup, süreç içerisinde değişmeye açıktırÖğrencilerin yorumlama, ifade etme ve tartışmalarını sağlayacak problem çözme etkinliklerine uygun öğretim yöntem ve teknikleri kullanılırBu tür programlarda, geleneksel yöntemlere ek olarak,bireyin kendi başarısını ölçtüğü, bireysel değerlendirme teknikleri de kullanılmaktadır

 

Kaynaklar:

Felsefe Açısından EğitimDr A Gülnihal Küken

Öğretmenlik Mesleğine GirişDoçDrSemra Ünal,DoçDrSefer Ada

Öğretmenlik Mesleğine GirişProfDrMünire Erden

Öğretmenlik Mesleğine GirişProfDrVeysel Sönmez

 

ESTETİK

A)Estetik Sanat Felsefesi Farkı:

Estetiğin ana konusu güzellik problemidir Sanat felsefesinin ana konusu ise sanat nedir sorunudur

B )Konusu: Estetik kavramı ilk olarak Baumgarten tarafından tanımlanmıştır Ona göre estetik

Mantığın aksine açık seçik olmayan duyusal alana ilişkin bilgiyi konu edinir

Estetik bir obje ile suje arasındaki güzellik kaygısı taşıyan beğeni yargılarının bilgisini konu edinir

Suje Obje Bilme Bilgi

Güzellik kaygısı Estetik Beğeni yargısı

Duyusal alan Güzel-Çirkin

 

C )Bilim olarak sanat

Konularını tarihsel süreç içinde parçalara bölerek,bilimsel bilginin özelliklerine

Uygun bir şekilde inceler(Felsefeye giriş-Bilimsel bilgi)

Ortaçağ resim sanatı,19yy Osmanlı mimarisi vb

D)Felsefe Açısından Sanat:

Sanat felsefesi sanatsal yaratmaların ve beğenilerin özünü ve anlamını konu alan felsefe 

Disiplinidir Temel soruları anat nedir?Sanat eseri nasıl oluşmuştur?

Bu soruları cevaplayan önde gelen üç kuram vardır

1)Taklit(Yansıtma)Kuramı:

Bu kurama göre sanat doğanın ustaca taklit edilmesidir(Fotoğraf gibi) 

Doğa mükemmeldir Sanatçının yapması gereken bunu ustaca taklit etmektir

1a)Platon:Ona göre sanat taklittir Varlığın özü idealar dünyasındadır, dolayısıyla doğru 

bilgide idealar dünyasındadır Ulaşılması gereken şey idealar dünyasının bilgisidir Oysa sanatta taklit 

edilen sadece yansımaların bulunduğu görünümler dünyasıdır Yapılması gereken ise değişen değil 

değişmeyen özün yakalanmasıdır

1b)Aristoteles:Ona göre de sanat taklittir Varlığın özü tek tek varlıkların içindedir Dolayısıyla

ulaşılması gereken tek tek varlıkların bilgisidir(Tümdengelim-Kıyas) Sanatta da bu taklit edilmektedir

Bu yüzden sanat sadece olanı değil olabilir olanı da gösterir

 

2)Yaratma Kuramı: 

Bu kurama göre doğada mükemmellik yoktur Sanatçı doğada bulunan hammaddenin 

İzlenimlerini alır Bu izlenimlerin sentezini yapar ve daha sonra bunları dil ile ifade eder Yaratma bu 

Aşamada ortaya çıkar Bu aşamada anlık sezgiler ortaya çıkar Bu ifade ve sezgiler bir kez oluşacağından her sanat eseri özgün ve tektir Aynı şekilde bir daha yaratılamaz En önemli

Savunucusu B Croce'dur

 

3)Oyun Kuramı:

Bu kurama göre sanat bir oyundur Çünkü her ikisi de gerçeklikten uzak,düşe ve kurguya dayanır, özgürlüğü yaşatır İnsan bu yüzden gerçek özgürlüğe ancak sanatla ulaşır En önemli savunucusu

Schiller'dir

 

E)SANAT ESERİ:

Bir sanat eserinin üç temel öğesi vardır Bunlar estetik suje, estetik obje ve estetik yargıdır

Bir sanat eseri BİÇİM(FORM) ve ÖZ' den meydana gelir Bu özgün ve tek olmasını

Gerektirir

 

E1)Sanat - zanaat farkı: Sanatta yeni formlar üretilir bu yüzden özgünlük vardır

Zanaatta mevcut formlar kullanılır bu yüzden özgünlük yoktur

Zanaatta yarar amacı varken sanatta böyle bir amaç yoktur

 

 

 

 

 

 

F)ESTETİĞİN TEMEL KAVRAMLARI

F1)Güzellik Problemi:

Bu konudaki en önemli soru '' güzel nedir?'' sorusu olmuştur

Platon:İdea

Aristoteles:Orantı ve düzen

Plotinos:İdeada ışıyan şey

Croce:Mutluluk veren ifade

Baumgartenuyumsal bilginin mükemmelliği

 

Bu konudaki diğer önemli soru güzelin doğada mı yoksa sanat eserinde mi olduğudur

 

F2)Güzellik ve Doğruluk:

Platon'a göre doğru ve güzel asılları idealar dünyasında olduğu için aynıdır

Hegel'e göre de güzel bir idea olduğuna göre , doğrunun da temelinde (tez) idea olduğuna göre aynı şeydir

Kant'a göre güzel bir beğeni yargısıdır ve hazza dayanır Doğru ise bir bilgi yargısıdır ve

Apriori ve apasteriori yargılara dayanır

 

F3)Güzellik ve İyilik:

Platon'a göre güzel ve iyi aynı şeydir

Kant'a göre güzeli iyiden ayıran dört neden vardır

--Güzelde çıkar yoktur

--Kavramsız bir şekilde genel olarak hoşa giden şeydir

--Güzel bir nesnenin en son biçimidir

--Güzele bağlı yargılar öznel bir zorunluluk taşır

ESTETİĞİN TEMEL SORULARINA YKLAŞIMLAR

1-Metafizik yaklaşım:

2-Bilimsel yaklaşım

a-Deneysel yaklaşım(13/21 dikdörtgen)

b-Psikolojik yaklaşım

c-Sosyolojik yaklaşım 

 

ORTAK ESTETİK YARGILARIN VARLIĞI

a-Reddedenler:

Croce:Özneldir

b-Kabul edenler

Kant:Ortak duygudur-toplum(etik ile bağlantı)

 

ETİK

 

A-KONUSU:İnsanın özgür irade ile yaptığı ve değer sorunları içeren insan eylemleri,yapıp etmeleridir

B-Etik ilişki: Belirli bütünlükte bir kişinin belirli bütünlükte başka bir kişi ile girdiği ve değer

sorunları içeren ilişkidir

C-Etik Eylem Etik ilişkide yapılan eylem

ETİK EYLEM ÖRNEKLERİ

Fareler ve insanlar-steinbeck-george,leni

Veba-aCamus-Drrieux

Beckett –

Sefiller-VHugo-Rahip

Sarı Zeybek-CDündar-Atatürk

 

D-Etik ilişki türleri

Etik ilişki 

-Kişi-kişi ilişkisinde 

-Kişi durum ilişkisi

-Kişinin kendisiyle ilişkisi

-Yargıcın ilişkisinde ortaya çıkabilir

 

E-ETİK İLİŞKİ-TOPLUMSAL İLİŞKİ FARKI

ETİK İLİŞKİ TOPLUMSAL İLİŞKİ

1-Değer kişiye verilir 1-Değer statüye verilir

2-Değişmez 2-Değişir

3-Değer ve değerlilik ilişkisidir 3-Değer dışı ilişkidir

4-Tarihsel değildir 4-Tarihseldir

 

Hayvanlar etik eylemde bulunabilir mi?

Özgür olmayan biri etik eylemde bulunabilir mi? 

Etik-Ahlak farkı nedir?

Etik ilişki toplumsal ilişki farkı nedir?

Öğretmen öğrenci ne tür ilişkidir?

 

F- ETİĞİN TEMEL KAVRAMLARI

Vicdan:Ahlaki yargılama gücü

Özgürlük:İrade özgürlüğü –zorlama olmaksızın seçebilme

Erdem:İyiye yöneliş

İyi:ahlakça değerli olan

Kötü:Ahlakça değersiz olan

Sorumlulukonuçlarına katlanmak

Ahlak yasası:Uyulması gereken genel geçer kurallar

Ahlaki karar:Ahlak yasasına uygun olan karar

Ahlaki eylem:Ahlak yasasına uygun eylem

 

 

İYİ 

VİCDAN ÖZGÜRLÜK SORUMLULUK

KÖTÜ

 

Ahlak felsefesinin temel kavramlarını açıklayınız

Özgürlük ve sorumluluk arasında nasıl bir ilişki vardır?

Robinson

SONUÇ

 

 

 

:

AHLAK FELSEFESİNİN TEMEL SORULARI

1-Ahlaki eylemin amacı nedir?

2-İnsan ahlaki eylemde bulunurken özgür müdür?

3-Evrensel bir ahlak yasası var mıdır?

 

1-Ahlaki eylemin amacı nedir?

--Epikuros:Mutluluk

--Mill:Fayda

--Kant:Ödev

 

Dr Rieux ‘un eyleminin amacı epikuros,mill,kant’a göre nedir?

 

2-İnsan ahlaki eylemde bulunurken özgür müdür?

Determinizm:Özgür değildirKararlar koşullara bağlıdır

İndeterminizm:ÖzgürdürKararlar kişiye bağlıdır

Otodeterminizm:Özgürlük kişilik ürünüdürBilgi ve akılla kişilik gelişir

 

DrRieux eyleminde determinizm,indeterminizm,otodeterminizme göre özgür müdür?Niçin?

 

3-Evrensel bir ahlak yasası varmıdır?

A-Yoktur

Hedonizm(Hazcılık)Aristippos,Epikuros,Fayda Ahlakı,Egoizm,Anarşizm,Sartre,Nietzsche

B-Vardır

Subjektif :Bentham,Mill,Begson

Objektiflaton,Kant,Farabi,YEmre,Mevlana,HBekta şi Veli

 

4-Ahlaki Yargının Diğer Yargılardan Farkı Nedir?

AHLAKİ YARGI-BİLİMSEL YARGI-DİNİ YARGI-ESTETİK YARGI-

Vicdan deney-gözlem vahiy-inanç öznel beğeni 

İyi-kötü doğru-yanlış sevap-günah güzel-çirkin 

Eylem bilgi bilgi-inanç yaratma 

 

 

EVRENSEL AHLAK YASASININ VARLIĞINI REDDEDENLER

HAZ AHLAKI-HAZCILIK

Aristippos,Epikuros

-Ahlaki eylemin amacı hazdır

-İnsan doğası gereği haz veren şeylere yakınlaşır,acı veren şeylerden kaçar

-haz veren şeyler iyi acı verenler kötüdür

-görecelilik

-dolayısıyla evrensel yasa olamaz

FAYDA AHLAKI

-Ahlaki eylemin amacı faydadır

-Fayda görecelidir

 

 

BENCİLİK(EGOİZM)

-İnsan eylemlerini ben sevgisi belirler

-İnsanda 2 içgüdü vardır kendini sevme ve koruma

-THobbes insan doğası gereği bencildir-İnsan insanın kurdudur

ANARŞİZM

-Bireysel iradelerden daha üstün bir şey yoktur

-Başta devlet olmak üzere bütün kurumların kalkması gerektiğini savunur

NİETZSCHE-nihilizm

--Toptan karşı çıkış

-Evrim teorisi

-Yalnız güçlüler yaşar

-sürü insanı-üst insan

-sürü insanı hayvanla üst insan arasında köprüdür

-kurallara uyar

-üst insan yaratıcıdır-özgürdür-değerlendirir

-iyi kötü yok demiyor iyiyi kötüyü hep yeniden değerlendirmekten söz ediyor

-gerçeği kendi gözleriyle görenler yeniden değerlendirirler

-Ruhun üç gelişimi

1 deve yük taşır köle

2 aslan hayır der

3 çocuk yaratma oyunu

AHLAK BİR İSTEME DEĞİL DEĞERLENDİRME SORUNUDUR

 

SARTRE

-Varoluşçuluk

-gerçeklik öznelliktedir

-özden önce varoluş

-insan özgür olmaya mahkumdur

 

 

EVRENSEL AHLAK YASASINI KABUL EDENLER

SUBJEKTİF

Mill –herkes için fayda

Bentham-Sürekli fayda

Bergson-sezgi

 

OBJEKTİF

1-Sokrates:

-Ahlaki eylemin amacı mutluluk kaynağı ise bilgidir

-Doğuştan bilgi

-Toplumların ötesinde ahlak

2-Platon

-İyi ideası

3-Farabi

-kaynak akıl

-,irade seçme gücü

-bilgi-iyi-mutluluk

-en büyük erdem bilgidir

4-Kant

-Fenomen –apriori,apasteriori-saf akıl

-numen –pratik akıl-ahlak

-ilke olarak iyiyi isteme

-ÖYLE HAREKET ETKİ SENİN İSTEMENİ BELİRLEYEN İLKE AYNI ZAMANDA GENEL YASAMADADA GEÇERLİ BİR İLKE OLABİLSİN

-TOPLUM=GENEL YASAMA

-Özgürlük=Kendisinin istemesi

-İsteme

-Ahlaki eylemin amacı ödevdir

-Ödeve uygun Ödevden dolayı

 

SİYASET FELSEFESİ

A)KONUSU:İnsanı yerleşik hayata geçmiş ve toplu halde yaşayan varlık olarak ele alan felsefe disiplinindir

---Siyasi otorite,bunun oluşumu,kaynağı,gücü,bireyle ilişkisinin nasıl daha iyi bir duruma gelebileceği gibi konuları ele alır

a-Devlet varlık koşuludur

b-Etik alanda insan ilişkilerinin yöneten ilke ve değerler vardır

c-Toplum içinde de insan eylemlerini düzenleyen kural ,ilke ve yasalar vardır

d-Etik ilişki-vicdan

e-Toplumsal ilişki-hukuk

 

B)TEMEL KAVRAMLAR

1-BİREY:Tek insan ,topluma bağımlı-ilişki içinde,sosyal varlık

2-TOPLUM:Temel ve sosyal ihtiyaçlar için bir araya gelmiş aynı kültür,toprak,değerleri vb paylaşan insan topluluğu

3-DEVLET:Toplumun iç düzen,bağımsızlığını koruyan kurum

4-İKTİDAR:Yönetimi elinde bulundurma gücü

5-YÖNETİM :İdare etme

6-MEŞRUİYET:Hukuka,yasaya uygun olmak

7-EGEMENLİK:Emir almadan emir verebilmek

8-HUKUKüzenleyici kurallar bütünü

9-YASA:Kurallar

10-BÜROKRASİ:

 

C)SİYASET FELSEFESİNİN TEMEL SORULARI

I)İktidar Kaynağını Nereden Alır?

2)Meşruiyetin **çütü Nedir?

a-Korunma İhtiyacı

b-Dinsel Misyon

c-Sınıf Çıkarları

d-Ortak İrade

3)Egemenliğin Kullanılışı:

MAX **BER’E GÖRE ÜÇ SAF TİP VARDIR

a-Geleneksel Otorite

-Yöneten yönetilen ayrımı vardır

-Hükümdar gelenek ve törelere göre yönetir

-Eğer bunlardan saparsa isyan çıkar

-İsyan düzene değil hükümdara karşıdır

-Hükümdar gücünü soydan alır ve kurmay takımı ile korur

b-Karizmatik Otorite

-Hükümdarda olağan üstü niteliklerin olduğuna inanılır

-Lider yanılmaz,söylediği yasadır

-Mutlak itaat vardır

-Yöneten yönetilen ayrımı vardır

c-Hukuki ve Demokratik Otorite

-İktidar yazılı hukuka dayanır

-Yöneten yönetilen ayrımı yoktur,eşitlik

-Yasama(Meclis)Yürütme(Hükümet)Yargı(Bağımsız mahkemelerle güçler ayrılığı ilkesi vardır

 

 

4-BİREYİN TEMEL HAKLARI

Kişinin sadece insan olduğu için sahip olduğu devredilemez haklardır

Bunlar;özgürlük,yaşama ,mülkiyet,düşünme,ifade etme,zulme karşı koyma vb

 

5-BÜROKRASİNİN İŞLEVİj

a-Bürokrasinin olumsuz yönleri

-Yavaşlık

-Statükoculuk

-Gelir dağılımında eşitsizlik

-Kırtasiyecilik

b-M**ber’e göre bürokrasiyi akılcı kılan yanları

-Yasal kurallar ve yaptırımlar

-Sürekli memurlar kadrosu

-Yazılı belgelere dayanan çalışma geleneği

-İşbölümü ilkesine dayalı görev ve yetki dağılımı

**ber’e göre bürokrasinin olumsuz yönleri bunalım dönemlerinde ortaya çıkan karizmatik liderlerle aşılır

c-Bürokrasinin Gereği

-İnsan disharmonik bir varlıktır

-Hukuki ve demokratik egemenlik tarzı için zorunlu

6-SİVİL TOPLUMUN ANLAMI

Devletin direk müdahalesi dışında kalan alan

SORULAR

1-Siyaset felsefesinin konusu nedir?

2-Temel kavramları nelerdir?

3-Temel soruları nelerdir?

4-İktidar nasıl meşru olur?

5-Geleneksel,karizmatik,hukuki otoritenin özellikleri nelerdir?

6-Bürokrasinin olumsuz yönleri nelerdir?

7-Bürokrasi niçin gereklidir?

8-**ber’e göre bürokrasiyi akılcı kılan yanları nelerdir?

9-Çağdaş toplum –Bireyin temel hakları-Hukuki otorite-Bürokrasi arasındaki ilişkiyi açıklayınız

 

SİYASET FELSEFESİNİN ANA PROBLEMLERİ

1-KARMAŞA-DÜZEN-ÜTOPYA

A-DÜZEN VE DEVLET NİÇİN GEREKLİDİR?

-İnsan toplu halde yaşamak zorundadır

-karmaşa halinde varlığını sürdüremez

-düzen varolmak için zorunluluktur

-düzen kurallarla sağlanır

-bu kurallar geçmişte gelenekler,günümüzde hukuk kurallarıdır

-kuralları işletmek,uygulamak için bir kurum gereklidir

-bu kurum devlettir

-o halde devlet bir varlık zorunluluğudur

 

İnsan disharmonik bir varlıktırİyiye olduğu kadar kötüye de yönelebilirKötüye yönelme karmaşaya yol açarKurallar iyiye yönelmeyi sağlarKuralları işleten kurum devlettir

 

 

B-İDEAL DÜZEN VARMIDIR?

1-YOKTUR DİYENLER

a-Sofistler:

-Devlet sözleşmelerle oluşur

-doğru bilgi kişiden kişiye değişir

-herkesin kabul edeceği ideal bir düzen olamaz

b-Nihilizm:

-Hiçbir otorite kabul edilme(otoritesiz düzen olmaz)

2-VARDIR DİYENLER

a-Özgürlüğü temel alan yaklaşım:Kapitalizm,liberalizmSmith,mill

b-Eşitliği temel alan yaklaşımosyalizmMarx,ssimon

c-Adaleti temel alan yaklaşım:

 

C-ÜTOPYALAR

a-İstenilen Ütopyalar:

1-Platon-Devlet

-İnsanda üç yeti vardırbunlar

duygu:itaat eder

Cesaret:Eylem yapar

Akıl:emreder

 

Devlette de üç sınıf olmalıdır

1--İşçiler

-görevleri üretmek

-erdemleriçalışmak ve itaat

-özel mülk serbest

-aile kurmak serbest

2-bekçiler

-görevlerisavaşmak,korumak

-erdemlericesaret

-özel mülk yasak

-evlilik yasak

-eğitimcesaret veren eğitim ve kabalıktan kurtaracak ruh eğitimi

3-Yöneticiler

-filozoflar

-Eğitimbekçi+felsefe

-özel mülk yasak

-aile yasak

-görev yönetmek

 

a-aristokrasidir

b-yöneten yönetilen ayrımı vardır

c-demokrasi karşıtıdır

d-sınıf ayrımı vardır

e-önemli olan devlettir

 

 

2-TMoore-Ütopya

-Aile en önemli kurum

-sınıf ayrımı yok

-özel mülk yok

-para yok

-yöneticiler seçimle başa gelir

-eğitim zorunlu ve eşit

-temeli hoşgörü

-din serbest

-savaş sevilmez

3-Campanella-Güneş Ülkesi

-Aile yasak-bütün kötülüklerin kaynağı

-özel mülk yok

-baş metafizikçi yönetir

-3 yardımcısı var 

pon-güç-savaş sevilir


Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

   
   
Custom Search
   

Tüm hakları saklıdır. Site Adı Açıkca  belirtilerek , ve yazıya link verilerek  alıntı yapılabilir. Yazının izinsiz yada link verilmeksizin kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. Detaylı Bilgi için Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesine Bakınız.Telif Hakkı olan mataryel bildirliği an yayından kaldırılacaktır.

                                     Copyright © 2012 calisma-kitabi.com

 

 

© calisma-kitabi.com