Sayfamızı Beğenin  

   
   
   

7. Sınıf İngilizce Karşılaştırma konusu

Kullanıcı Değerlemesi:  / 9
Kötüİyi 
Detaylar


karşılaştırma

Comparative and Superlative Forms - Karşılaştırma ve üstünlük durumları
The Comparative Form - Karşılaştırma durumu


The comparative form, which is made by adding -er or a preceding more to the adjective, shows either a greater degree or makes a comparison between two persons or things.
Sıfatlara –er son eki eklemek ya da önlerine more kelimesi getirmek yoluyla oluşturulan karşılaştırma durumu, ya sıfatın anlamını pekiştirir, ya da iki kişi ya da nesne arasında karşılaştırma yapılmasını sağlar.


Examples:
Örnekler:
They chose a darker brown paint than their neighbors.
Komşularınınkinden daha koyu kahverengi bir boya seçtiler.
This apple is bigger.
Bu elma daha büyük.
This apple is smaller.
Bu elma daha küçük.
This man is taller.
Bu adam daha uzun.
This man is shorter.
Bu adam daha kısa.
Swimming is less dangerous.
Yüzme daha az tehlikelidir.
Bungee-jumping is more dangerous.
Bungee-jumping daha tehlikelidir.


The Superlative Form
Üstünlük durumu


The superlative form, which is made by adding -est or a preceding mostto the adjective, shows the greatest degree of a quality or quantity among three or more persons or things.
Sıfatlara –est son eki eklemek ya da önlerine most kelimesi getirmek yoluyla oluşturulan üstünlük durumu, bir kişi ya da nesnenin bir özelliğe, diğer benzerlerine gore en üst düzeyde sahip olduğunu anlatır.

Examples:
Örnekler:
They chose the darkest brown they could find.
Bulabildikleri en koyu kahverengiyi seçtiler.
This apple is the smallest.
Bu elma en küçük.
This apple is the biggest.
Bu elma en büyük.
Swimming is the least dangerous.
Yüzme en az tehlikeli.
Bungee-jumping is the most dangerous.
Bungee-jumping en tehlikeli.


Forming the Comparative or Superlative - Karşılaştırma veya üstünlük durumunu oluşturma


Adjective
Sıfat Comparative
Karşılaştırma Superlative
Üstünlük
Big
Büyük Bigger
Daha büyük Biggest
En büyük
Lousy
Berbat Lousier
Daha berbat Lousiest
En berbat
Merciful
Merhametli More merciful
Daha merhametli Most merciful
En merhametli
Quiet
Sessiz More quiet or quieter
Daha sessiz Most quiet or quietest
En sessiz
Astounding
Şaşırtıcı More astounding
Daha şaşırtıcı Most astounding
En şaşırtıcı

Some comparatives and superlatives have irregular forms: 

Bazı karşılaştırma ve üstünlük durumları düzensizdirler.


Adjective
Sıfat Comparative
Karşılaştırma Superlative
Üstünlük
Big
Büyük Bigger
Daha büyük Biggest
En büyük
Good
İyi Better
Daha iyi Best
En iyi
Well
İyi Better
Daha iyi Best
En iyi
Bad
Kötü Worse
Daha kötü Worst
En kötü
Far
Uzak Farther/further
Daha uzak Farthest/furthest
En uzak
Little
Ufak Less
Daha az Least
En az
Many
Çok More
Daha çok Most
En çok
Much
Çok More
Daha çok Most
En çok
Some
Biraz More
Daha çok Most
En çok

 

Be careful not to create a double comparative or superlative.
Bir sıfatı yanlışlıkla iki yolu da kullanarak karşılaştırma ya da üstünlük durumuna getirmeyin.


Examples:
Örnekler:
Comparative
Incorrect - Today is more colder than yesterday.
Yanlış
Correct - Today is colder than yesterday.
Doğru - Bugün dünden daha soğuk
Superlative
Incorrect - She is the most fastest runner.
Yanlış
Correct - She is the fastest runner.
Doğru - O en hızlı koşucu.


Some adjectives do not have comparatives or superlatives because they are already absolute in meaning
Bazı sıfatlar anlam olarak zaten mutlak oldukları için karşılaştırma ya da üstünlük durumları yoktur


Examples: unique, Roman, dead, favorite, empty.
Örnekler: eşsiz, Romalı, ölü, favori, boş
Incorrect: The tour guide was very French.
Yanlış
The tour guide has to be either a French person or not, so cannot be described as "very" French.
Rehber ya Fransızdır ya da daha değildir. "Çok Fransız" ya da "az Fransız" olamaz.
Correct: The tour guide was French.
Doğru - Rehber Fransızdı.
Incorrect: The antique was the most unique.
Yanlış
Unique means one of a kind. Something cannot be more one of a kind than it already is.
"Unique" = "Eşsiz" bir kavramın tek örneğini ifade eder. Bir şey, bir kavramın tek örneği olmayı daha az ya daha çok gerçekleştiremez
Correct: The antique was unique.
Doğru - Antika eşsizdi (türünün tek örneğiydi).


Add comment


Security code
Refresh

   
   
Custom Search
   

Tüm hakları saklıdır. Site Adı Açıkca  belirtilerek , ve yazıya link verilerek  alıntı yapılabilir. Yazının izinsiz yada link verilmeksizin kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. Detaylı Bilgi için Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesine Bakınız.Telif Hakkı olan mataryel bildirliği an yayından kaldırılacaktır.

                                     Copyright © 2012 calisma-kitabi.com

 

 

© calisma-kitabi.com