Sayfamızı Beğenin  

   
   
   

8.sınıf İngilizce Kitabının Kelimeleri ve anlamları

Kullanıcı Değerlemesi:  / 18
Kötüİyi 
Detaylar

SPOT ON 8 TÜM ÜNİTELERİN KELİMELERİ

 

UNIT 1 (FRIENDSHIP)

Funny nedir › eğlenceli

Rude nedir › kaba

Polite nedir › kibar

Stingy nedir › cimri

****ful nedir › yardımsever

Generous nedir › cömert

Friendly nedir › arkadaş canlısı

Trustworthy nedir › güvenilir

Honest nedir › dürüst

Have a good sense of humour

(İyi bir espiri anlayışına sahip)

Supportive ne demektir› destekleyici

Sensitive ne demektir› duyarlı

Reliable ne demektir› güvenilir

Nice ne demektir› güzel, hoş

Sincere ne demektir› samimi

Short ne demektir› kısa

Tall ne demek› uzun

Anxious › gergin

Thankful anlamı nedir › minnettar

Angry › kızgın

Worried › endişeli

Hardworking › çalışkan

Lazy › tembel

Kind › iyi kalpli

Understanding › anlayışlı

Crazy› çılgın

Cheerful›neşeli

Medium-height›orta boylu

Slim›ince

Plumb›şişman

Good at › bir şeyde iyi olma

Bad at › bir şeyde kötü olma

Friendship› arkadaşlık

Tell the truth› doğruları söylemek

Encouragement› cesaret

 

 

UNIT 2 (ROAD TO SUCCESS)

 

Realistic › gerçekçi

Logical › mantıklı

İntuitive › içgüdüsel

Analytical›çözümsel

Verbal›sözel

Boring › sıkıcı

Slow › yavaş

Quick › hızlı

Silent › sessiz

Loud › ses olarak yüksek

Close›yakın

Active›aktif

Quiet›sessiz

Independent›bağımsız

Careful › dikkatli

İndependent › bağımsız

Serious › ciddi

Regular › düzenli

Sensitive ›duyarlı,hassas

Interpersonal Inteligence › kişisel zeka Musical Inteligence›müzikal zeka

Visual Inteligence› görsel zeka

Verbal Linguistic Inteligence›sözel zeka

Kinaesthetic Inteligence› bedensel zeka Mathematical Inteligence›matematiksel

Intrapersonal I. › içe dönük zeka

pair work›eşli çalışma

group work›grup çalışması

taking note›not alma

 

 

UNIT 3 (IMPROVING ONE’S LOOK)

 

Pretty › hoş, güzel (oldukça)

Bored › sıkılmış

Polite › kibar, nazik

Excited › heyecanlanmış

Surprised › şaşırmış

Clever › zeki, akıllı

Talkative › konuşkan

Emotion›duygu

Personal quality›kişisel özellik

Physical appearance›fiziksel görünüş

Smooth › pürüzsüz, düzgün

Junk food › abur cubur

Get rid of › bir şeyden kurtulmak

Acne›sivilce

Make-up›makyaj yapma

Scrub›sıkmak(sivilce)

Rinse›durulamak

Firstly›ilk olarak

Secondly›ikinci olarak

Also›ayrıca

Then›sonra

Hand care product›el bakım kremi

Skin care product›cilt bakım kremi

Hair care product›saç bakım ürünü

Body care product›vücut bakım ürünü

Comb›saç fırçası

Nail clipper›tırnak makası

Acne gel›sivilce jeli

Hand cream›el kremi

Shower gel›duş jeli

Body lotion›vücut losyonu

 

 

 

TOO SHORT (too + sıfat) (anlam olumsuz)

TALL ENOUGH (sıfat + enough) ( olumlu)

 

 

UNIT 4 (DREAMS)

 

Believe › inanmak

Daydream›hayal etmek

Amusement park›lunapark

Balance›denge

Enemy›düşman

Busy › meşgul, yoğun

Freedom › özgürlük

comfortable › rahat, komforlu

relaxed › rahat, sakin

tired › yorgun

sleepy › uykusuz

huge › büyük, kocaman

stressful›stresli

power›güç

monster›canavar

chase›takip etmek

that’s incredible›bu inanılmaz

you’re joking›şaka yapıyorsun

that’s interesting›bu ilginç

 

 

While + past continuous, past simple veya

Past continuous

 

When + past simple, past continuous

 

 

 

 

UNIT 5 (ATATÜRK:THE FOUNDER OF TURKISH REPUBLIC)

 

Victory Day › Zafer Bayramı

Republic Day › Cumhuriyet Bayramı

National Sovereignty and Children’s Day›Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

Youths and Sports Day›Gençlik ve Spor Bayramı

Turkish Grand National Assembly›Türkiye Büyük Millet Meclisi

Amasya Circular›Amasya Görüşmesi

Father of Turks›Türkler’in Babası

Turkish Republic › Türkiye Cumhuriyeti

Turkish State›Türk Devleti

Independence War › Kurtuluş Savaşı

President › cumhurbaşkanı

Military›askeri

Ottoman Empire›Osmanlı İmparatorluğu

force›güç, zorla ele geçirmek

Found › kurmak

Founder › kurucu

War › savaş

Peace › barış

Fight › kavga etmek

Die › ölmek

Attack › saldırmak

Enemy › düşman

Commander › komutan

Justice › adalet

Independence › bağımsızlık

Occupying powers›işgal güçleri

pressurize›baskı yapmak

sign›imzalamak

treaty›anlaşma

defeat›yenilmek

spread›yayılmak

veteran›gazi

 

And › VE (birbirine parallel iki ifade arasında)

But › FAKAT (birbirine zıt iki ifade arasında)

Because › ÇÜNKÜ (neden belirtir.)

 

 

UNIT 6 ( DETEVTIVE STORIES)

 

Appear›görünmek

Disappear›gözden kaybolmak

innocent›masum

guilty›suçlu

wealthy›zengin

poor›fakir

single›tek

several›birçok

usual›sıradan

unusual›sıradışı

valueless›değersiz

valuable›değerli

daring›cüretkar

evidence›****l

finger print›parmak izi

foot print›ayak izi

tooth impressiom›diş izi

suspect›şüpheli

on loan›ödünç

insurance›sigorta

lay a trap›tuzak kurmak

treasure chest›define sandığı

in spite of›rağmen

exhibit›sergi

interested in›ilgili olmak

necklace›kolye

possible›muhtemel,olas

security›güvenlik

Unite 6’nın Devamı

 

thief›hırsız

burglar›hırsız

crime›suç

 

 

UNIT 7 (PERSONAL EXPERIENCE)

 

talented›yetenekli

ambitious›hırslı

succesful›başarılı

give up›bırakmak (bir alışkanlığı mesela)

record›kayıt

experience›deneyim

top›zirve

summit›zirve

charming›büyüleyici

unfortunately›malesef

fornunately›ne şans, çok şükür

manage to›başarmak

achieve›başarmak

succeed in› başarmak

fail›başaramamak

entire›tam,bütün

whole›tam,bütün

worth›değer,kıymet

envy›kıskanmak

opportunity›fırsat

make sth come true›gerçekleştirmek

wear›giymek

meet›tanışmak,karşılaşmak

kilt›İskoç eteği

hospitable›misafirperver

 

 

UNIT 8 ( COOPERATION IN THE FAMILY)

 

cooperation›işbirliği

errand›ayak işi

Make bed›yatak yapmak

Tidy room›odayı toplamak

Make breakfast/dinner›kahvaltıyı vs. hazırlamak

Take the dog for a walk›köpeği yürüyüşe çıkarmak

Do the washing up›bulaşıkları yıkamak

Do the shopping›alışveriş yapmak

Pay the bills›faturaları ödemek

Feed the family pet›evcil hayvanı beslemek

Put the rubbish out›çöpleri dışarıya çıkarmak

Take the dress to the dry cleaner›elbiseleri kuru temizleyyiciye götürmek

Spend time›zaman harcamak

Get ready›hazır olmak

Get better›iyileşmek

Get anxious›gerginleşmek

Get late›geç olmak

Get together›birlikte olmak

promise›söz vermek

sort out›sınıflandırmak,ayırmak

do errands›ayak işleri yapmak

 

UNIT 9 (SUCCESS STORIES)

 

scientist›bilimadamı

geologist›jeolog

philosopher›filozof

neuroscientist›nörolog

accomplishment›başarı

research›araştırma

internationally›uluslararası

prestigious›saygın,prestijli

made up my mind›ne yapacağına karar verme

familiar with›tanıdık

guess›tahmin etmek

memory›hafıza

attention›dikkat

emotional inteligence›duygusal zeka

brain-based learning›beyne dayalı öğrenme

fundamental to›önemli

effective learning›etkili öğrenme

suppress›bastırmak, duygularını gizlemek

fear›korku

anger›öfke, kızgınlık

disgust›tiksinme

surprise›şaşkınlık

happiness›mutluluk

empathy›empati

conflict›fikir ayrılığı

productive›üretici, yaratıcı

publish›basmak

self-awareness›kişisel farkındalık

mental function›zihinsel fonksiyon

 

 

UNIT 10 ( READING FOR ENTERTAINMENT)

 

entertainment›eğlence

sad›üzgün

frightening›korkutucu

romantic›romantic

die of›hastalıktan ölmek

get out of›kurtulmak

get married›evlenmek

well-known›tanınmış

scholarship›burs

stepsister›üvey kardeş

Unıte 10’un devamı!!!

 

invitation›davet

attend›katılmak

fall in love with›aşık olmak

accept›kabul etmek

offer›teklif

counselor›danışman

advice›öğüt

decision›karar

relationship›ilişki

progress›ilerlemek

career›kariyer

weigh›ölçüp tarmak

college›kolej

improvement›gelişme

development›gelişme

wood cutter›odun kesici, oduncu

stepmotherݟvey anne

wicth›cadı

take care of›bakmak, ilgilenmek

pebble›çakıltaşı

crumbs of bread›ekmek kırıntısı

go back›geri gitmek

run away›kaçmak

 

 

UNIT 11 (PERSONAL GOALS)

 

goal›amaç

hope›umut

outcome›sonuç

career›kariyer

marriage›evlilik

education›eğitim

ambition›hırs

wish›istek, arzu

desire›istek, arzu

percantage›yüzde (%)

generation›nesil

teenager›gençler

nearly half›neredeyse yarısı

scarcely›neredeyse hiç

own›kendi

business›iş

secure job›güvenli meslek

take risk›risk almak

confidence›güven

key›anahtar

abroad›yurtdışı

respect›saygı duymak

esteem›itibar, saygı

traditional family›geleneksel aile

predict›tahmin etmek

main›ana, esas

mission›ideal, amaç

goodwill›temiz kalplilik

arrogant›kibirli

set out›yola çıkmak, girişmek

fund›sermaye, ödenek

focus on›bir noktada toplamak

 

 

UNIT 12 (PERSONALITY TYPES)

 

strength›güç

weakness›güçsüzlük

formal›resmi

informal›resmi olmayan

easygoing›uysal

flexible›yumuşak başlı, değişken

upset›üzgün

miss small details›küçük ayrıntıları kaçırmak

candidate›aday

customer service›müşteri servisi

get stressed›streslenmek

concentrate›konsatre olmak

focused›odaklanmış

irresponsible›sorumsuz

responsible›sorumlu

unimaginative›yaratıcı olmayan

imaginative›yaratıcı

honest›dürüst

dishonest›dürüst olmayan, karaktersiz

threat›tehlike, tehdit

capable›yetenekli

get on with›geçinmek, anlaşmak

willingness›isteklilik

lack of› -siz, -sız eki

belief›inanç

tend to›eğilimi olmak

terrified›dehşete düşmek

major›büyük

misunderstand›yanlış anlamak

morale›moral

motivation›motivasyon

mistake›hata

gain›kazanmak

punctual›dakik

tactful›ince ruhlu, düşünceli

neat›zarif

organised›planlı

sociable›sosyal

adaptable›uyumlu

outgoing›içi dışı bir, açık yürekli

disciplined›disiplinli

practical›pratik

 

UNIT 13 (LANGUAGE LEARNING)

 

modest›mütevazi

objective›tarafsız

point of view›açısından

language›dil

Communicate with›iletişim kurmak

Native speaker›anadili konuşan kişi

strategy›strateji

develop›geliştirmek

culture›kültür

custom›gelenek

find out›öğrenmek

classify›sınıflandırmak

information›bilgi

finally›sonunda

categorize›kategorize etmek

write down›yazmak

put together›biraraya getirmek

afraid of›korkmak

look up›araştırmak

approach›yaklaşım

review›yeniden gözden geçirmek

interval›ara

improve›ilerletmek

efficent›etkili

vocabulary›kelime hazinesi

difficulty›zorluk

target language›öğrenilecek dil

obviously›açıkça

clearly›açıkça

agree›katılmak (bir fikre mesela)

personally›kişisel olarak

in my opinion›benim fikrime gore, bence

interrupt›kesmek, durdurmak

for instance›örneğin

in addition›ek olarak

efficiently›etkili biçimde

 

 

UNIT 14 (PRECAUTIONARY MEASURES)

 

precautionary›tedbirli

precaution›tedbir

global warming›küresel ısınma

danger›tehlike

sign›işaret

climate›iklim

solar energy›güneş enerjisi

air conditioning›klima

heating›ısıtma

generateݟretmek

reduce›azaltmak

reuse›yeniden kullanmak

recycle›geri dönüştürmek

seperate›ayrı

avoid›sakınmak, kaçınmak

pollution›kirlilik

vehicle›araç

stuff›eşya, nesne

in the first place›başlangıçta

turn down›azaltmak

advice›öğüt

suggestion›öneri

warning›uyarı

sun rays›güneş ışınları

sunglasses›güneş gözlüğü

sunburn›güneş yanığı

sun cream›güneş kremi

sunlight›güneş ışığı

damage›hasar

UV rays›ultraviyole ışınları

radiation›radyasyon

provide›önlemek

protection›koruma

protective›koruyucu

shade›gölge

in case›halinde, durumunda

sensible›duyarlı

save energy›enerjiyi koruma

desert›çöl, ıssız yer

island›ada

paradise›cennet

switch off›kapatmak

 

 

UNIT 15 (PREFERENCES)

 

preference›tercih

prefer›tercih etmek

cycling›bisiklete binme

beef›sığır eti

soccer›futbol

excellent›mükemmel

ensure›garantilemek

wide range›çok çeşitli

include›içermek, kapsamak

ballroom dancing›balo salonu dansı

demonstration›gösteri

cookery›aşçılık

beauty treatment›güzellik uygulaması

competition›yarışma

canoeing›kano kullanma

parasailing›paraşütlü yelken

Turkish bath›Türk hamamı

facility›imkan

leisure activities›boş zaman etkinlikleri

outdoor›açık hava

 

Unite 15’in Devamı!!!

 

outdoor sports›açık hava sporları

competitive›rakip olabilen

free charge of›bedava

look after›bakmak (çocuğa mesela)

exhausted›bitkin

blow off steam›rahatlamak, nefes almak

put off›ertelemek

stand someone up›birini ekmek, planladığın görüşmeye gitmemek

over the moonݍok mutlu

look forward to›iple çekmek

would rather›tercih etmek

choice›seçenek

folk dancing›halk oyunu

spa›kaplıca

heavy workload›ağır iş yükü

 

 

 

UNIT 16 (EMPATHY)

 

argument›tartışma

absolutely›kesinlikle

exactly›kesinlikle

respectful›saygılı

sympathetic›sempatik

agreement›aynı fikirde olma, anlaşma

disagreement›anlaşmazlık

approval›onaylama

disapproval›onaylamama, itiraz

I am sure›eminim

If you ask me›eğer bana sorarsan

I am afraid I don’t agree with you›korkarım sana katılmıyorum

I agree›katılıyorum

Do you really think so? ›gerçekten böyle mi düşünüyorsun?

That’s right›bu doğru

Is that right? ›bu doğru mu?

emphaty›empati, başkasının duygularını anlama

sympathy›halden anlama

obviously›açıkça

perspective›geniş bakış açısı

point of view›bakış açısı

put yourself in other people’s shoes›kendini başkasının yerine koyma

see the situation through someone’s eyes›durumu başkasının gözüyle görebilmek

selfish›bencil

experience›tecrübe

I can understand how you felt›nasıl hissettiğini anlayabiliyorum

I can imagine how hard it was for you›senin için ne kadar zor olduğunu hayal edebiliyorum

I am sorry to hear that›bunu duyduğum için üzgünüm

Hard luck! ›kötü şans

Well done!›aferin

Congratulations! ›tebrikler

How wonderful!›ne muhteşem!

How exciting! ›ne heyecan verici!

Oh dear! Really? ›canım gerçekten mi?

Poor you!›zavallı sen!

How awful! ›ne kötü!

Frightening! ›korkunç!


Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

   
   
Custom Search
   

Tüm hakları saklıdır. Site Adı Açıkca  belirtilerek , ve yazıya link verilerek  alıntı yapılabilir. Yazının izinsiz yada link verilmeksizin kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. Detaylı Bilgi için Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesine Bakınız.Telif Hakkı olan mataryel bildirliği an yayından kaldırılacaktır.

                                     Copyright © 2012 calisma-kitabi.com

 

 

© calisma-kitabi.com