Sayfamızı Beğenin  

   
   
   

10.Sınıf tarih Kitabı Sayfa 76 Cevapları

Kullanıcı Değerlemesi:  / 0
Kötüİyi 
Detaylar

10.Sınıf Tarih Kitabı Cevapları Sayfa 76 Cevabı,Cevap,Soru,Kitap

10.Sınıf tarih Kitabı Sayfa 76 Cevapları

NOT: Bunlar benim kendi araştırmalarım sonucunda yazdığım bilgiler.Cevapları mutlaka öğretmenlerinize danışmalısınız.

Soru 1 : Osmanlı adalet sisteminde hükümdarın üstlendiği görev hakkında ne düşünüyorsunuz.

Osmanlı adalet sisteminde hükümdarın üstlendiği görev : onlarca halkın bir arada yaşadığı bir imparatorlukta adaleti sağlamak,halkın idareciler tarafından ezilmemesi, adalet prensibinin uygulanmasıdır

 Osmanlı Padişahları Adaleti Emretmişlerdir

 

Osmanlı’da adaletin sağlanması için çok büyük gayret sarf edilirdi. Osmanlı padişahları, halka karşı devlet otoritesini kötüye kullanan idarecileri bu tutumlarından men eden pek çok kanunname yayınlamış, kendilerinin bizzat şahit olmadıkları ortamlarda bile halkın devletten razı olacağı bir sistem tesis etmişlerdi. Devlet görevlilerinin kanun ve adalete aykırı davranmasını kesinlikle yasaklayan pek çok beyannameden biri de Semendere kadısına gönderilendir. Padişah bu beyannamede halkın kendisine ALLAH’ın bir emaneti olduğunu belirttikten sonra, kanuna aykırı olarak Sancak beylerinin ve diğer görevlilerin halka haksızlık yapmalarını zulüm saymakta ve bunu şiddetle yasaklamaktadır. Bu emri yerine getirmekte ihmali ve kusuru görülenlerin yargılanmalarını emretmektedir.

Türk-İslam ahlakının getirdiği bu adalet sistemi, Osmanlı Devleti’ni diğer devletlerden kat kat üstün kılan temel özelliklerden biri olmuştur. Bu özellik sayesinde Osmanlı yöneticileri ve halkı, kendi aleyhlerinde bile olsa adaleti uygulamaktan çekinmeyecek bir ahlak ile ahlaklanmışlardır. Nisa Suresi’nde bildirilen bu ahlak özelliği, Osmanlı’nın ve tüm Müslümanların üstün adalet anlayışının da temelini oluşturmaktadır.

Soru 2 : Şikayet konusunda Divanıhümayun’un son merci olması günümüz adalet yapılanmasında hangi kurumla benzerlik gösterir?

 Yagıtaya benzerlik gösterir..

Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii olup Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Yargıtay Kanunu ve diğer kanunların hükümlerine göre görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir. Yargıtay; Birinci Başkanlık, daireler, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bürolar ve idari birimlerden oluşur.

BİLİM VE TEKNOLOJİ

Soru 1 : Fatih’in İstanbul’un kültür merkezi olması için yaptığı çalışmalar nelerdir?

 

1-Hayatı boyunca ilme ve âlimlere çok değer vermiştir.

 2-İstanbul’a Doğulu ve Batılı âlimleri davet etmiş, bu hususta hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştı

3-Ayasofya Medresesi ve Sahn-ı Seman Medreseleri açılmıştı.

4-Kütüphanler kurdurmuştur.İstanbul’da 13 kütüphane kurduran sultan, Topkapı Sarayı’nda da bir kütüphane kurdurmuş, başına da Molla Lütfü’yü tayin etmişti.Fatih’in emriyle oluşturulan kütüphanede, Aristoteles, Homeros ve Hesiodos, Diogenes Laertios’un bazı eserlerinin de bulunduğu, farklı dillerde birçok eserin kütüphane koleksiyonu içinde yer aldığı bilinmektedir.

 5- Din ilimlerinin yanında pozitif bilimide çok önem vermiştir.

 6-Sanatçıları istanbula çağırmış ve onları himaye etmiştir..

Soru 2 : Ali Kuşcu’nun Osmanlı’nın ilim hayatına katkıları nelerdir?

Ali Kuşcu’nun Osmanlı’nın ilim hayatına katkıları nelerdir

NOT: Bunlar benim kendi araştırmalarım sonucunda yazdığım bilgiler.Cevapları mutlaka öğretmenlerinize danışmalısınız

Ali Kuşçu’nun Osmanlı kültüründe ve uygarlığında önemi

 Ali Kuşçu’nun bir süre yönetici olarak da görev yaptığı Semerkand – Uluğ Bey Rasathanesi’nden bir ayrıntıOsmanlı Devleti padişahı Fatih Sultan Mehmed (II Mehmed) adına kurulan müessir ilk Osmanlı Üniversitesi olan Fatih Medresesinin (Sahn-ı Seman) kuruluş akademik müfredatını kaleme aldı.

 

Hoca Sinan Paşa, Molla Lütfi, Mirim Çelebi (Mahmud B. Muhammed B. Muhammed B. Musa Kadızade), gibi alimler onun derslerinde bulundular ve yetiştiler

Ali Kuşçu’nun soyundan olanlar 18. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı Devletinde önemli devlet görevlerinde bulundular. Torunlarından olan Ebussuud Efendi ve Mirim Çelebi ile onların çocukları şeyhülislam, kazasker, müderris gibi görevlere gelmişlerdir.

Ali Kuşçudan sonra Osmanlı Türkçesi dil olarak tüm islam dünyası için bilim dili olmuştur. Farsça ve Arapça önemini bu dönemden sonra kaybetmiştir.

Risale Fi’Hey’e: (1457 yılında Semerkand’da, Farsça olarak yazmıştır) Osmanlı İstanbul Mühendishanesinde (İstanbul Teknik Üniversitesi) XIX. yüzyıl başlarına kadar temel ders kitabı olarak okutulmuştur.

Osmanlı Medreselerinde matematik ve diğer fen bilimleri derslerinin okutulmasında önemli rolü olmuştur.


Add comment


Security code
Refresh

   
   
Custom Search
   

Tüm hakları saklıdır. Site Adı Açıkca  belirtilerek , ve yazıya link verilerek  alıntı yapılabilir. Yazının izinsiz yada link verilmeksizin kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. Detaylı Bilgi için Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesine Bakınız.Telif Hakkı olan mataryel bildirliği an yayından kaldırılacaktır.

                                     Copyright © 2012 calisma-kitabi.com

 

 

© calisma-kitabi.com