Sayfamızı Beğenin  

   
   
   

11. Sınıf Tc İnkılap Tarihi Performans Proje Ödevleri Konuları

Kullanıcı Değerlemesi:  / 0
Kötüİyi 
Detaylar

11. Sınıf Tc İnkılap Tarihi  Performans Proje Ödevleri Konuları

 

Tarih sevgisinin ve bilgisinin Atatürk'ün düşünceleri üzerindeki etkileri

 

Inkilap tarihi performans ödevi, Tarih sevgisinin ve bilgisinin Atatürk'ün düşünceleri üzerindeki etkileri

 

Tarih sevgisinin ve bilgisinin atatürkün düşünceleri üzerindeki etkileri

 

Tarih, milletlerin hafızasıdır. Milletler, tarih içerisinde teşekkül ederler ve tarih şuuru sayesinde varlıklarını devam ettirirler. Tarih şuuru, tarihin akışı hakkında belli bir görüş sahibi olmak demektir. Insan tarih olaylarını manalı bir bütün içindeki parçalar halinde gördüğü anda tarih şuuru kazanmış olur. Bu şuurdan mahrum olan milletler, milli birlik ve beraberliğini de koruyamazlar. Milli birliğini tesis edememiş milletlerin yaşaması mümkün değildir.

 

Tarihe baktığımız zaman, tarih şuuru, dolayısıyla da milli şuurun zayıf olduğu dönemlerde hem siyasi hem de sosyal alanda meselelerin hat safhaya çıktığını görüyoruz.

 

Tarih şuuru olmayan aydın ve devlet ricali varlık sebebi olan milletine yabancılaşmış, başka kültürlerin, dolayısıyla milletlerin etkisine girmiş, kendine güven duygusunu kaybetmiştir. Kendine güven duygusunu kaybeden aydının milletine hizmet etmesi, yol göstermesi mümkün değildir.

 

Türk tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Ancak, Mustafa Kemal Atatürk'e kadar bu geniş ve köklü tarihimiz gerektiği gibi araştırılıp ortaya konulamamıştır. Osmanlı döneminde, diğer sosyal ilimlerde olduğu gibi tarih konusunda da yeterli gelişme sağlanamamıştır. Dolayısıyla, başta aydınlar olmak üzere insanımıza tarih şuuru verilememiştir. Bu ise hızla ilerleyen ve bu gelişmeyi geri kalmış toplumları ezmek için kullanan Batılı devletler karşısında bir eziklik, kendine güvensizlik yaratmıştır.

 

Batı dünyası, Türklerin Anadolu coğrafyasına girip burayı Türkiye haline getirmeye başladıkları tarihlerden itibaren, kendilerinin 1815 Viyana Kongresi'nde adını koydukları ve siyasi literatüre soktukları Şark Meselesi'ni uygulama alanına koymuştur. Burada hedef sadece devlet olmamıştır, bütün Türk varlığı olmuştur. Türk milleti ve vatanını hedef alan iftiralar yöneltilmiştir. Bu iddiaları şöyle sıralamak mümkündür :

 

1. Türklerin sarı ırktan oldukları, dolayısıyla Avrupalılara göre ikinci sınıf insan sayılmaları gerektiği,

 

2.Türklerin medeni kabiliyetten mahrum oldukları, dolayısıyla medeniyet düşmanı oldukları,

 

3.Türklerin yaşadıkları toprakların kendilerine ait olmadığı iddialarıdır.

 

Bu iftiraların sahibi olan Batı dünyası, Türklerin önce Avrupa ve Balkanlar'dan, daha sonra da Türkiye'den tamamen atılmaları, yok edilmeleri gerektiğini düşünüyordu. Ingiliz devlet adamlarından Gladston, Batının gerçek niyetini , Türkler'in kötülüklerini kaldırmanın tek bir çaresi vardır, o da yeryüzünden vücutlarının kaldırılmasıdır sözleriyle ortaya koymuştur.

 

Mustafa Kemal Atatürk, Milli Mücadele ile sadece askeri zaferleri hedeflememiştir. Türk milletinin muasır medeniyet seviyesine çıkmasına engel olan ne kadar olumsuzluk, eksiklik varsa hepsiyle mücadele etmeyi amaçlamıştır. Eksikliklerimizden bir tanesi de köklü tarihimizi tam anlamıyla araştırıp, ortaya koyamamamızdır. Bugün, aynı inan ve katiyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır.

 

Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır. diyen Atatürk, Türk tarihinin ilmi esaslara göre araştırılması, tarih şuurunun uyandırılması için çalışmaları bizzat başlatmıştır. Atatürk'ün bu çalışmaları üç noktaya yönelmiştir. Birincisi, Türk ve Dünya tarihini eski, yanlış, ideolojik yaklaşımlardan kurtarmak. Ikincisi, dünya medeniyetine Türk medeniyetinin yapmış olduğu katkıları ortaya çıkarmak. Üçüncüsü ise, Türk tarihini ilmi metotlarla modern, orijinal bir tarih haline getirmektir.Bu üç hususu ise Atatürk “tarih, hakikatleri tahrif eden bir sanat değil, belirten bir ilim olmalıdır. şeklinde ifade etmiştir.

 

Atatürk'ün, Türk Tarih Tezinde belirttiği hususları şöyle sıralayabiliriz :

Kaynak: http://aygunhoca.com/tarih/196-11-sinif-tc-inklap-tarihi-ataturkculuk-odevler/2198-11-sinif-inkilap-tarihi-performans-proje-odevi.html

1. Türkler, brakisefal ve beyaz ırktandır. Beyaz ırkın anayurdu Orta Asya'dır

 

2. Medeniyetin beşiği Türklerin anayurdu olan Orta Asya'dır.

 

3. Anayurtları olan Orta Asya'dan değişik sebeplerle göç eden Türkler böylece dünyaya medeniyeti yaymışlardır.

 

4. Anadolu'nun ilk yerli halkları da Türklerdir, dolayısıyla buranın ilk sahipleri Türklerdir.

 

5. Türklerin Islam Medeniyetine katkıları araştırılmalıdır.

 

6. Osmanlı Devleti'nin kuruluşu ile ilgili iddialar araştırılmalı, gerçek ortaya çıkarılmalıdır.

 

Bütün bu konularda araştırma yapılması için direktifler vermiş, yapılan çalışmaları takip etmiş ve ortaya çıkan eserleri bizzat okuyarak incelemiştir.

 

Türk Tarih Kurumu da bu çalışmaları yürütmek üzere 15 Nisan 1931 tarihinde kurulmuştur. Türk Tarih Tezi'nin tartışıldığı I.Türk Tarih Kongresi, 2-11 1932 tarihinde Ankara'da yapılmıştır. 1935 yılında, tarihçi ve öğretmen yetiştirmek üzere Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi kurulmuştur.

 

Atatürk, Türk Tarihinin bir bütün olarak, ilmi usullerle araştırılmasını istiyordu. Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen gerçek, insanlığı şaşırtacak bir nitelik alır.

 

Atatürk, Türk Tarihinin, dolayısıyla Türk medeniyetinin en ince ayrıntılarına kadar ortaya çıkarılması üzerinde durmuştur. Çünkü, Türk kabiliyet ve kudretinin tarihteki başarıları meydana çıktıkça, bütün Türk çocukları kendileri için lazım olan atılım kaynağını tarihte bulabileceklerdir. Türk çocukları bu tarihten bağımsızlık fikrini kazanacaklar, o büyük başarıları düşünecekler, harikalar yaratan adamları öğrenecekler, kendilerinin aynı kandan olduklarını düşünecekler ve bu kabiliyetle kimseye boyun eğmeyeceklerdir.

 

Sonuç olarak, Atatürk, Türk milletine milli bir heyecan verip onu haysiyet ve vakarına kavuştururken, uyguladığı, inkılapların yanında, bir milli tarih şuuru da vermeyi bilmiştir. Bugün de hepimize düşen görev, her Türk gencinin tarih şuuru ile yetişip, mensup olduğu milletine ve kendisine güven duymasını sağlamaktır.

 

Yorumlar   

0 #1 kürşat 03-03-2012 21:48
11. sınıf inkılap tarihi 106 ve 107 sayaları yayınlar mısınz
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

   
   
Custom Search
   

Tüm hakları saklıdır. Site Adı Açıkca  belirtilerek , ve yazıya link verilerek  alıntı yapılabilir. Yazının izinsiz yada link verilmeksizin kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. Detaylı Bilgi için Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesine Bakınız.Telif Hakkı olan mataryel bildirliği an yayından kaldırılacaktır.

                                     Copyright © 2012 calisma-kitabi.com

 

 

© calisma-kitabi.com